HDP Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken, gözaltına alındığı gün çeşitli yerlere nakledilişlerinin ‘kaçırılma mizanseni’ni andırdığını belirtirken, bunun bilinçli olarak yapıldığını söyledi.

Dihaber’den Hayri Demir ve Salman Gozelyüz’e konuşan Baluken, 4 Kasım’da gözaltına alınmasından Kandıra Cezavi’nde geçirdiği 87 günlük tutukluluğuna kadar geçen sürede yaşadıklarını anlattı.
HDP’li vekilin gözaltına alındığı gün Ankara’dan, Diyarbakır ve Bingöl’e uzanan nakil işlemlerine dair verdiği bilgiler dikkat çekti. Baluken, Ankara’da parti merkezinden gözaltına alındıktan sonra kar maskeliler eşliğinde uçak, ‘Ranger’ araçlar ve helikopterle nakledildiklerini anlattı.
‘Aracın içine silahlı kişiler vardı’
Baluken şöyle konuştu: “Önce Figen Yüksekdağ, Sırrı Süreyya Önder ve Abdullah Zeydan arkadaşımızla birlikte bir uçakla Diyarbakır’a götürüldük ki uçak sadece bize ve orada bulunan güvenlik güçlerine tahsis edilmişti. Çok büyük bir uçaktı; herhalde 300-400 kişilik bir uçaktı. Diyarbakır’a indiğimizde ilk önce ben çağrıldım. Aşağı indiğimde Diyarbakır halkının çok yakından bildiği iki Ranger araç aşağıda beni bekliyordu. İçerisinde sivil kıyafet giymiş olan silahlı kişiler vardı.”
‘Nereye gideceğimizi söylemediler’
Kendisini götürenlerin sorularına hiçbir cevap vermediğini belirten Baluken, “Onlara nereye gideceğimi sordum. Ama herhangi bir cevap alamadım. Önce Diyarbakır adliyesine götürüleceğimizi tahmin ettim. Ancak Bingöl yoluna doğru gidince oraya gitmeyeceğimizi fark ettim. Diyarbakır-Bingöl yolu üzerinde bulunan Polis Okulu’na götürüldüm. Orada iki helikopter hazır bekliyordu” diye konuştu.
‘Soğuk ve karanlık bir nezarethanede bekletildik’
Baluken, coğrafyayı bildiği için Bingöl’e götürüldüğünü anladığını, ancak yine sorularına cevap verilmediğini kaydetti.
HDP milletvekili, “Çevrede kar maskeli görevliler vardı. Hemen helikoptere geçmemiz söylendi. O esnada yine nereye gideceğimizi sordum. Yine cevap alamadım. Oradan helikopter havalandığında Diyarbakır – Bingöl coğrafyasını bildiğim için Bingöl’e götürüldüğümü fark ettim. Helikopter Bingöl Cezaevi’nin bulunduğu alanın içerisine indi. Oradan Bingöl’deki TEM Şube Müdürlüğü’ne götürüldüm. TEM Şube Müdürlüğü’nde de soğuk ve karanlık bir nezarethanede bekletildik” dedi.
Baluken bir süre IŞİD’lilerle yan yana koğuşlarda tutulduklarını belirterek, “İki bölmeli ince bir duvarla ayrılmış iki bölmeli bir nezarethaneydi. Yan tarafta IŞİD’liler vardı. Orada saatlerce bekletildikten sonra da mahkemeye faslı gerçekleşti” diye konuştu.