NUR BANU KOCAASLAN
CHP’nin kalesi olarak bilinen İzmir’de üç haftadır seçim kampanyası yürüten HDP milletvekili adayı Ertuğrul Kürkçü, AKP’yle koalisyon kurmanın HDP’yi çözüm ortağı değil, ancak sorun ortağı yapacağını belirtirken, bu koalisyonun sorumluluğunu da ‘bir kabus gibi’ diye nitelendirdi.

P24’ün Ege seçim turu kapsamında bir grup gazeteci olarak İzmir’in Basmane semtindeki HDP İl Binası’nda Kürkçü’yle buluştuk. Partisinin Türkiye’nin en batısındaki temsilcisi Kürkçü’yle HDP’nin barajı aşma mücadelesini, İzmir’deki seçim çalışmalarının nasıl gittiğini, bir aday olarak izlenimlerini konuştuk.
‘İlk şiddet olayında dahi sorumlu olmak kabus gibi’
Kürkçü, parti olarak hedeflerinin oy oranını iki katına çıkarmak olduğunu kaydederken, bilhassa merak edilen HDP’nin herhangi bir koalisyonda yer alma ihtimali konusunda da açıklamalarda bulundu.
Kürkçü, AKP’yle koalisyonu, parti görüşü değil, kişisel görüşü olduğunu belirterek şöyle değerlendirdi: “AKP’nin mevcut politikalarında, iç güvenlik, Kürt hareketini inkar tutumunda herhangi bir değişiklik olacağını, işçi haklarına bakışında, AB normlarında değişeceğini düşünmüyorum. AKP’nin halka karşı girişeceği ilk şiddet olayının sorumluluğuna ortak olmak dahi benim gözümde bir kabus gibi. Dolayısıyla bu benim için ihtimal dışıdır. Biz bir çözüm ortağı olamayız, sorun ortağı olabiliriz. Niye sorun ortağı olalım?”
‘Sermaye ve Avrupa AKP-CHP koalisyonundan yana’
Kürkçü, HDP’nin Türkiye’nin hükümetsiz kalmasına katkıda bulunmayacağı, ancak bir koalisyon ihtimali varsa bunun da AKP-CHP koalisyonu olacağı görüşünde. “AKP’nin tek başına çoğunluk oluşturamayacağı ortaya çıktığından bu yana koalisyon önemli bir hale geldi. Burjuvazinin istediği koalisyon seçeneğinin bir AKP-CHP koalisyonundan yana olduğunu düşünüyorum. Tayyip Erdoğan seçeneği artık ötelenmiş olacağına göre bu koşullar altında sermayenin bunu istediğini düşünüyorum. TÜSİAD bunu istiyor, büyük sermaye grupları bunu istiyor, Avrupa hükümetleri bunu istiyor.”
Kürkçü, AKP’nin seçimler sonrasındaki varlığına da dikkat çekiyor: “Çünkü AKP’nin seçmenleri ve sosyal hüviyetiyle hala Türkiye’nin önemli bir gücü olmaya devam edeceğini düşünürsek Türkiye’de işlerin tıkırında gitmesini isteyenlerin gözünde AKP-CHP koalisyonudur bu. Almanya’da CDU-SPD koalisyonu gibidir. Böyle bir tasarının olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu sorular Kılıçdaroğlu’na da sorulursa çok memnun olurum. Saklanan hakikatin ortaya çıkması açısından.”
2019 öngörüsü
Bu noktada kişisel olarak kısa soluklu değil, tarihsel olarak bakmayı tercih ettiğini söyleyen Kürkçü, sözlerine şunları ekliyor: “Bizim açımızdan bir sonraki seçimlerde iktidar olmayı istiyorsak hiçbir sermaye iktidarında sorumluluğumuzun olmamasının gerektiğini düşünüyorum. Mesela, bir gençlik şölenindeydik. Ben diyordum ki muhalefet falan. Gençler bağırmaya başladı HDP iktidara diye. Siyaseten söylenmesi gerekenin azını söylemişim. Dolayısıyla ben de gençler gibi düşünüyorum.”
‘İzmir milliyetçi cenneti değil’
İzmir’de kampanyasına başladığı üç haftada özellikle seçmenin ruh halinde büyük değişiklik olduğunu aktarıyor Kürkçü.
HDP’li aday, “İzmir’in bir milliyetçilik cenneti olduğu tamamen bir milliyetçi palavrası. Nispeten bu tür kaygılar çok ama başka her şeyi yok edecek ölçüde olmadığını, insanların giderek artan şekilde çoğul kimliği içine sindiren bir politikaya ihtiyacı olduğunu gördük. Bu benim için çok önemli bir sonuç” diyor.
Kürkçü, bu noktada İzmir’de seçim çalışmalarını rahatlıkla yapabilmekten de memnun. Şehrin birçok noktasında, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP bürosuna saldırıların olduğu Urla hariç faaliyet sürdürebildiklerini belirtiyor: “Bir yılda İzmir’in ruh halinde büyük bir değişiklik var. HDP çalışmalarına şu ana kadar yurttaşlar tarafından hiçbir ciddi engel olmadı. Seçim büro ve bayraklarına saldırılar oldu ama bunları biz Türkiye’deki genel eğilime bakarsak devede kulak sayabiliriz. Bu çok önemli.”
İzmir seçmeni ona göre yine de çok tereddütsüz değil HDP’ye karşı. Hoş karşılanıyorlar ama seçmenin kafasında sorular da var. Kürkçü bunları şöyle anlatıyor: “Hala havada şu tereddüt asılı: ‘Aslında AKP’yi HDP’ye oy vermeden de geriletmek mümkün mü, mümkünse neden verelim’. HDP ve AKP bir koalisyon kurar mı kurmaz mı soruları var. Kadın ve gençlerin sorusu, hayat tarzına, varolma tercihlerine, politik tercihlerine yönelik bir zorbalık olarak Tayyip Erdoğan’ın sultanlığı karşısında HDP gerçek bir savunma ve seçenek midir? Bu soruların cevabını giderek alıyorlar.”
‘Hedef en az iki vekil, başarı parti oylarını ikiye katlamak’
‘Türkiye partisi‘ olma yolundaki HDP’nin İzmir’den barajı geçmesi halinde en az iki vekil çıkaracağını düşünüyor. Başarı ikinin üstünü görmek ama partisinin barajı geçmesi için de oy oranını artırması gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldıkları 200 bin oyu iki katına çıkarmak bu yolda önemli.
Tereddütlere rağmen olumlu havaya vurgu yapıyor Kürkçü ve ekliyor: “Bizim için çok şaşırtıcı, bizim de iyimser olma hakkımız mı diye soruyoruz kendimize. Nereye gidersek gidelim, yol üstü lokantası, hastane, sokakta her 10 insandan beşi çok olumlu bir yanıt ve HDP’ye oy vermeyi düşüneceklerini görüyoruz. Ya biz yanlış yerlerde geziyoruz ya da hakikaten böyle.”