Dar gelirli yurttaş açısından bakılınca da, gıda ve içeceklerin yıllık yüzde 67,89, konutun yüzde 56,12 ile manşet enflasyonun yüzde 50,51’in üzerinde arttığı görülüyor. Bu da tüketim sepeti gıda ve konuta sıkışmış ailelerin daha da yüksek bir enflasyonla karşılaşması anlamına geliyor.
Seçimden sonra döviz kurunu bu noktada tutmak imkansız görünüyor. Dövizdeki sıçrama haliyle enflasyonu da yukarı çeker. Millet İttifakı’nın oluşturacağı olası bir ekonomi yönetimi, eğer yoksulları, dar gelirleri öncelemeyen, satın alma gücü zayıflamış kesimleri kollayan sosyal yardımlara ağırlık vermeyen bir istikrar programı benimserse belki enflasyon hız keser ama sosyal sorunlar derinleşir. Şimdiden bu gerçeği hatırlatmakta yarar var.