İçimden artık Erdoğan’la ilgili yazı yazmak gelmiyor.
Kim bilir belki de kendi kendimi tekrar etme duygusu… Patinaj yapmak belki de…
Ama yine de yazıyorum. Kalem duramıyor.
Zira Erdoğan her Allah’ın günü öyle şeyler yapıyor ki, yazmamak sanki kendi değerlerimi inkar etmek gibi bir şey oluyor. Minderden kaçmak gibi oluyor. Ya da Erdoğan hakkında susmak bir ‘vicdan sorunu’na dönüşüyor.
Bir gün bakıyorsun, barışı savundukları için üç akademisyen Esra Mungan, Muzaffer Kaya, Kıvanç Ersoy tutuklanmış…
Ertesi gün Can Dündar-Erdem Gül davasında gizlilik kararı verilmiş…
Ve Erdoğan, davayı izleyen AB ülkelerinin diplomatik temsilcilerine, “Siz kimsiniz yaa, sizin ne işiniz var orada” diye bağırabilmiş…
O arada sevgili Cengiz Çandar işsiz bırakılmış…
‘Recep Tayyip Erdoğan Sempozyumu’nda bir AKP Genel Başkan Yardımcısı kalkmış, “O Allah’ın bir lütfudur” demiş…
Bu arada Aydın Doğan hakkında, ‘örgüt liderliği’nden dava açılmış…
Yazmayacak mısın?