Bir insanın suratından böylesi kin, nefret ve öfke akmasının sebebi ne olabilir; onu bu noktaya getiren hayat neye benziyordur?
Başbakan’ın içmediği her içki, öpmediği her kadın, gülmediği her karikatür, dost olamadığı her insan biraz pay sahibi belki de onun bu öfkesinden.
Yırtık ayakkabı ile girip, dünyanın en zengin 8. başbakanı olduğu siyaset sahnesinde, hayatının en büyük eksiğinin güç ve para olduğu yanılgısına düşmese, güvensizliğinin ve sevgisizliğinin farkına varsa, paradan daha değerli şeyler biriktirebilirdi belki de… O zaman sadece siyaseten ters düştüğümüz herhangi bir lider olurdu; sonsuz hükmetme isteğine isyan ettiğimiz, fotoğraflarına dehşetle baktığımız bir Orta Dünya kötüsü olmak yerine…