Hakkı Özdal: Erdoğan, artık kendisini iktidara taşıyan sınıfsal koalisyona sahip değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Erdoğan, kendisini iktidara taşıyan ve orada tutan genişlikte bir sınıfsal koalisyona sahip değil artık. Esasen ekonomik olan ‘kazanımları’ siyasal bir silaha çevirerek yürüdüğü yol eskisine kıyasla çok daha engebeli. Rejim, bir kişi kültünün inşası ile varılmış noktada, kendi çıplak çıkarları için bu külte tutunan bir çevrenin ihtiraslarını ifade ediyor –giderek daha fazla genişleyen kesimler için. Bu zaafı en derinden hissedenlerden biri bizzat Erdoğan’ın kendisi olmalı. Özellikle emekçi sınıfların iktisadi sorunlarını inkâr etmek yerine bir süredir ‘sabır’ talebi ve ‘vaat’ paketleriyle soğurmaya çalışması buna işaret ediyor.

Sermaye çevrelerinde de Erdoğan iktidarında edinilmiş maddi kazanımların kalıcılığı uğruna siyasal tablonun değiştiği, ‘aşırı güçlü lider’ olgusunun bile işlevsizleşmesinin göze alındığı bir başka hegemonya hamlesi buna eşlik ediyor. TÜSİAD’ın son günlerde sendika konfederasyonlarını da kapsayarak sıklaşan geniş ‘ziyaret’ yelpazesi ve geçtiğimiz yıl ekim ayında, görünürde ‘faiz politikası’ üzerinden yürüyen ama aslında Türkiye kapitalizminin yönelimine ilişkin daha genel bir görüş ayrılığını ifade eden “Geleceği İnşa” projesini, üstelik bir yandan da eski ‘merkez-çevre’ kalıbının yetersizliğini kabulleniyormuş gibi yaparak yeniden üreten bir tartışmayla birlikte tekrar sahaya sürmesi dikkat çekici. Çeşitli başka sermaye örgütlerinden, hatta geleneksel olarak Erdoğan iktidarına yakınlığıyla bilinen MÜSİAD, TOBB gibi çevrelerden gelen, ‘uyarı’ ve ‘itirazlar’ ile bunlara özellikle iktidar medyasından verilen sert yanıtlar, Türkiye kapitalizmin biriktirdiği gerilimin, daha geniş bir alanda leke izi bırakabileceğini gösteriyor.

Hakkı Özdal’ın yazısı