Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde DEM Parti, sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar 13 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismara maruz kaldığı iddiası üzerine yürüyüş düzenledi.

Cumartesi Türkçe ve Kürtçe pankartlarla yürüyen yurttaşlar, 13 yaşındaki bir çocuğun farklı tarihlerde iki yetişkinin cinsel istismarına uğradığına ilişkin iddianın etkin soruşturulmasını talep etti.
Star Kadın Derneği Başkan Yardımcısı Ömür Çiftçi, ”Bu coğrafyada çocukların ve genç kadınların uyuşturucuya, fuhuşa ve yozlaşmış yaşam biçimlerine sürüklenmesi; kadınların dillerinden, kültürlerinden ve tarihlerinden koparılması, özel savaş politikalarının toplumsal etkilerinden bağımsız değerlendirilemez” dedi.
Milletvekilleri, belediye eş başkanları ve STK’ların da katıldığı eylemde, yurttaşlar ‘Jin, Jiyan, Azadî’ (Kadın, yaşam, özgürlük) sloganları atarak istismar iddialarının aydınlatılmasını istedi ve çocuk haklarının korunması için çağrı yaptı.
Çiftçi, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin, istismarın ve cinayetin münferit olmadığını, erkek egemen sistemin ve cezasızlık politikalarının bir sonucu olduğunu söyledi.
Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve İpek Er…
Ayrıca Rojin Kabaiş, Gülistan Doku ve İpek Er vakalarını hatırlatan Çiftçi, kadın mücadelesi sayesinde bu olayların üstünün örtülmesinin engellendiğini vurguladı.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Kabaiş, Eylül 2024’te kaybolmuş, cesedi 18 gün sonra Van Gölü kıyısında bulunmuştu. 2025’te dosyaya giren Adli Tıp raporunda Kabaiş’in bedeninde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edilmişti.
Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmadaysa bu yıl aralarında eski kamu görevlilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.
Batman’da 18 yaşındaki İpek Er de 2020’de uzman çavuş Musa Orhan’ın cinsel saldırısına uğradıktan sonra intihar etmişti. Orhan’a 2021’de 10 yıl hapis cezası verilmiş, fakat tutuklama talebi reddedilmişti.
‘Toplumsal konum hiçbir istismarın üzerini örtemez’
”Toplumun sevgisini ve güvenini kazanmış olmak hiç kimseye çocukların bedeni ve yaşamı üzerinde hak iddia etmesine hak vermez” diyen Çiftçi şöyle konuştu:
”Sanatçı kimliği ve toplumsal konum hiçbir istismarın üzerini örtemez. İddialar ayırım gözetmeksizin soruşturulmalı, çocuğun kimliği ve mahremiyeti korunmalıdır. Kadına ve çocuklara yönelik şiddet, cinayetlerin yanı sıra tecavüz, cinsel istismar, kadın ve çocuk ticareti, zorla evlendirme, fuhuşa sürükleme, ekonomik sömürü ve psikolojik sömürüyle kendini bu toplumda göstermektedir. Bu politikalar toplumsal güveni, kültürel dokuyu ve kadınların yaşam alanını hedef almaktadır.”
Sessiz kalınıyor
DEM Parti Hakkari Milletvekili Öznur Bartın’sa şüpheli kadın ölümlerinin giderek arttığını söyleyerek istismarın çocuklara kadar uzandığını vurguladı:
”Hepimizin içine sığmayan bir öfkeyle buradayız. Çocuklara kadar istismar gelişiyor. Toplumu inşa eden kadına istismar gelişiyor, şiddet normalleşiyor. Hakkari’yi biliyorsunuz, neredeyse her hafta intihar vakaları duyuyoruz. Neredeyse şüpheli kadın ölümleri her hafta duyuluyor.
Ve çocuk istismarı, bakın 13 yaşında bir çocuk rehber öğretmeninin anlatmasıyla açığa çıkıyor. 20 Ekim’de aile suç duyurusunda bulunuyor, 21’inde Çocuk İzlem Merkezindeki çocuğun beyanıyla tecavüzcüler, istismarcılar açığa çıkıyor. Fakat ilginç olan ne ki, çok şaşırmıyoruz. Çünkü daha önceki olaylardan aynı şeyi yaptılar. Bakın olay savcısı, dosyanın savcısı nerede? İki haftadır izne ayrıldığı söyleniyor.
Peki çocuğun beyanlarında dijital delillerin korunması, beyanlarının bu noktada araştırılması, iddialara yönelik girişimlerin adli ve idari işlemlerin yapılmasına dönük şu ana kadar ne yapıldı? Hiçbir şey yapılmadı, sessiz kalınıyor.”