KAAN SEZYUM
Bu hafta Rusya’yla yine ortam gergindi. Karşılıklı laflar havada uçtu. Putin ve Reyiz’in jpegleri maillerden maillere dolaştı. Biliyorsunuz artık Facebook’ta bile Reyiz sizi bulabiliyor. Yakalarsa muck muck zaten.
Çocukça bir şov
Neyse, benim en beğendiğim açıklama ise Boğaz’dan elinde roketatarla geçen Rus askerinin hareketine karşı yapılan “Çocukça bir şov” açıklamasıydı. Dışişleri bu işi iyi biliyor.
Yabancı dile nasıl çevirilecek acaba? “A childish show?”
Bi de bunun Rusçası var. Bundan iyisi herhalde atasözleriyle yapılan bir açıklama olurdu. Madem şov, alın size şovun kralı.

Habercilik hürriyeti?
Hafta içinde Hürriyet öyle bir manşet attı ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Ama bu manşeti konuşuyoruz. “Esad bak ülkeni ne hale getirdin?” sorusunun üzerine yüzleri mozaikli hayat kadını fotoğrafı koyarak, okurlarında “Suriye bitmiş abi” hissi yarattı. Gerçekten kaliteli bir başlıktı.

Teoman uyuyor…
Haftanın magazin fotoğrafı Oscar heykelciği varsa o da şu fotoğrafı çeken arkadaşa servis edilmeli. Gerçekten büyük bir fotoğraf. Teoman uyuyor işte, bari bi soda uzatın camdan.

… Tanju yaşıyor
Magazin fotoğrafı demişken şu fotoğrafı da unutmayalım. Bu hafta bir gazetede böyle bir galeri vardı. Fotoğrafta Tanju ve Hülya’yı evliyken aşk yaşayıp sevinirken görüyorsunuz. Tanju’nun ifadesi anlamlı… Adam yaşıyor!

Medeni ölüm
Sadece magazincilik değil gazetecilik açısından da çok güzel şeyler oldu bu hafta. Cem Küçük’ün Ahmet Hakan hakkında yazdığı şu satırlar iyi okunmalı.
Yazar bu yazısında ‘medeni ölüm’ konusunda danışmanlık hizmeti veriyor.

Tek derdim kazak!
Nobel Kimya Ödülü’nün aldıktan sonra, “Ödülü 19 Mayıs’ta Türkiye’ye gelerek Anıtkabir’de Atatürk’e bırakacağım” diyen Aziz Sancar adına, PTT pul ve zarf çıkarttı.
İlk gün 100 bin puldan 11 bini satılmış bile!
Pul çok güzel fikir de daha güzel bir kazak yok muydu acaba? Evet, tek derdim kazak.

Otoriter sevgiler!
Yüksekova Devlet Hastanesi acil ambulans girişinden otoriter sevgiler!

Galaktik el işleri
NASA’nın milyonlarca dolar akıtıp peşinden koştuğu göktaşı Bingöl’e düşünce köylüler biliyorsunuz taş işine girmişti.
Hatta göktaşı satışından vergi mi alsak kafalarına giren Maliye Bakanlığı bile bu konuda fikir geliştirmeye başlamıştı ki bir köylümüz nefis bir fikirle göktaşından tesbih üreterek ülkemizi galaktik el işleri seviyesinde de temsil etmeye başladı.
Yurtta serpinti, cihanda serpinti!
Bu hafta beni en çok güldüren videolardan biri de şu sıralar dünyada manyaklık şeklinde yayılan Fallout 4 ile ilgili.
Oyundaki gelişmiş yüz yapma arayüzü sayesinde, arkadaşlar Atatürk’ü Fallout evreninde canlandırmış. Bununla da kalmamış her şeyi, müziğinden zırhına kadar da düşünmüşler. Oyunu bilmiyorsanız bile videoyu izleyin, hatta bir de youtube’daki yorumlarını okursunuz sonra.
Karşınızda Fallout 4 Atatürk Kurtuluş Modu:
Ömür Gedik de başlık atabilir
Bu geçen haftadan ama paylaşmasam aklımı yitireceğim.
Evet Ömür Gedik de başlık atabilir. Yazım kuralı, imla-mimla çok da Fifi (köpek olan).

Aç karna…
Hafta ortasında doğru karnım çok acıktı, ne yiyeceğime karar veremedim.
Belediyeler sözüm size!
2013 yılında Sakarya Belediyesi’nin düştüğü bu hataya sakın düşmeyin. Lütfen!

Piksellerinden öpüyorum
Bu hafta iyi haberler de vardı. Mesela ülkenin en yüksek cam seyir terasının yapılacağı haberi geldi. Bir şeyin en uzunu, en büyüğü, en yüksektekini, en uzununu, en yükseğini, en kocamanını, en pahalısını hep çok seviyoruz nedense.
Benim sözüm seyir terasına değil de onun 3D konuklarına. Şu tiplere bi bakar mısınız? 3D sanatçısı bu eserinde multikültürel bir Türkiye resmetmiş. Piksellerinden öpüyorum cnm.
Sefasını / Cefasını
Bu hafta enteresan bi sosyal medya akımı başladı.
Kısaca Sefasını-Cefasını olarak özetleyebilirim. En kısası buydu.





X-Men paralelci mi?
Evet, filmin fragmanını izlerken kendime bu soruyu sordum. Acaba X-Men kimin maşası?
Bence siz izlediğinizde “Sonunda çıkan o ayı gibi şey kimdi?” diyeceksiniz. Ben söyleyeyim kendisinin adı Apokalips. Çok fena tutuyor (Bu yazıyı yazdığımda fragmanın yayınlanmasının üzerinden bir gün geçmişti. 7 milyon 300 bin kişi izlemiş o kadar zamanda).
Tarihin en tırt sayborg filmi
Hazır sinema demişken, gelin tarihin en tırt sayborg (yani robot adam) filmiyle ilgili biraz bilgilenelim.
Ağlamak yok!
Şu sıralar Amerika’da Trump’dan nefret etmek çok moda.
Kendisi bizde olsa bence büyük adam olurdu, orada da durumu fena değil bu arada.
Hal böyleyken hakkında her türlü şaka yapılıyor. Tabii orada politikacı olunca
Komada yabancı dil öğrenmek ister misiniz?
O zaman şu habere buyrun… İşin üzücü tarafı beyefendiyi 12 yıl kaldığı komada Kürtçe öğrendiği için Vatansever Yozgatlılar Derneği’nden kovmuşlar. Üzülen surat.

Kılıç fotoşop değil, kargo ücretsiz
Son olarak bu haftayı bir satılık ilanıyla kapatalım.

*Dedeler açısından mağduriyet olmasın diye suratları mozaikledim ama sonra kendimi tutamadım. Not: Kılıç fotoşop değil.
Haftaya kadar hepinize iyi haftalar. Haftaya tekrar iyi haftalar deriz.
Unutmayın, kargo ücretsiz!

Kapanış
Gördüğünüz acayiplikleri bana Twitter’dan @kaansezyum diyerek yollayın, ben de size “Teşekkür ederim” diye menşın atayım.