İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesinin internet sitesinde yer alan Zvi Bar’el imzalı yazıda, İdlib’de yaşananlar nedeniyle Türkiye-Rusya ittifakının yıkılmak üzere olduğu öne sürülerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçmişte birden fazla kez geri adım attığı, aynı esnekliğe yeniden ihtiyaç duyacağı öne sürüldü.

İdlib’de Türk askerine yönelik saldırının ardından muhalefet partileri ve aktivistlerin vatanperver bir tavır takınarak askerlerin ailelerine başsağlığı dilediği ancak son kayıpların bu hafta Türkiye’de ‘siyasi ateş fırtınası’nı tetikleyebileceği vurgulandı.
Türkiye’de askerlerin eve dönmesi ve ülkenin Suriye’deki askeri müdahalesinin sonlandırılmasına dair baskının arttığı, 140 akademisyenin bildiri imzaladığı anımsatıldı.
‘Suriye’deki Türk-Rus uyuşmazlıkları Erdoğan’ın siyasi geleceği için sorun anlamına geliyor’ (Turkey-Russia Clashes in Syria Spell Trouble for Erdogan’s Political Future) başlıklı yazıda öne çıkan kısımlar şöyle:
“Erdoğan, Türk askerine zarar geldiği takdirde Türkiye’nin rejim güçlerini her yerde -İdlib’in sınırları dışında bile- vurmakla tehdit etmişti. Geçen perşembe, Rus güçleriyle çatışmanın çok daha tehlikeli olduğu bilinciyle olsa gerek, Rusya’ya karşı politikasını gözden geçirmek zorunda kaldı. İki liderin (Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin) telefon görüşmesinden sonra yapılan ortak açıklamada tansiyonun düşmesi için iki tarafın da çaba sarf edeceği belirtildi.
Pazar günü, Erdoğan, Rusya’nın kenara çekilip Türkiye’nin rejim güçlerini direkt hedef almasına izin vermesini istedi. Aynı gün Türkiye, iki Suriye savaş uçağını düşürdü. Rejim güçleri de Türkiye’ye ait üç drone düşürdü ve tansiyon yükseldi.
Erdoğan’ın Washington’dan aldığı diplomatik destek yeterli değil. Bir NATO üyesi olarak Türkiye ABD’den Patriot füzesi istiyor (…)
Ülkedeki muhalif sitelerde, Suriye’deki savaşın Türkiye’deki ciddi ekonomik krizin üstünü örttüğüne dair yazılar yayınlanıyor ancak bunlar, Erdoğan’ın politikasını değiştireceğe benzemiyor. Türkiye, perşembe akşamı, protestolara engel olmak amacıyla sosyal medya erişimine de kısıtlama getirdi.
İçerde, Erdoğan’ın canını sıkan şey Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki iç siyasi tartışmalar. Muhalefete göre parti, on binlerce üyesini rakip partilere kaptırdı. Üstüne üstlük iki yeni parti kuruldu (…)
Erdoğan içerideki siyasi mayınları nasıl aşacağını biliyor. Temeli sağlam ve bir sonraki parlamento seçimlerine üç yıl var. Ancak, Rusya bir yere gitmiyor ve Erdoğan Kremlin’le kafa kafaya gelmeyi göze alamaz. Sadece Suriye nedeniyle değil aynı zamanda Moskova’ya ekonomik açıdan bağımlılık nedeniyle. Mesele, Erdoğan’ın Suriye’deki askeri ve siyasi istekleriyle Putin’in muhalefetinin nasıl uzlaşacağı. Erdoğan’ın geçmişte geri adım attığını birden fazla kez gördük. Görünen o ki yine aynı esnekliği sergilemek zorunda kalacak ”