Meclis muhalefeti bir bütün olarak, aday açıklanmasını beklemeden kampanyasına başlayabilirdi. Liderlere sıkışmış meydan ya da kürsü performansları yerine ortak talepleri ve vaatleri içeren bir siyasal dil üretip toplumsal kesimlerle buluşma olanaklarını çeşitlendirebilirdi. O zaman aday “kim sorusu” belki de bu denli birinci gündem maddesi olmayacaktı. Ancak fırsat tamamen kaçmış değil. Yeter ki kalan sürede doğru hamleler yapılabilsin.
Millet İttifakı, sadece sosyal demokratlarla Erdoğan muhalifi sağcıların omuz omuza vermesiyle ipi göğüsleyemeyeceğini artık idrak etmeli. AKP-MHP tabanından milliyetçi önyargıları besleyerek oy devşirilebileceği zannından bir an evvel uzaklaşılmalı. Toplumsal muhalefetin itici gücüne, 20 yıldır AKP’ye direnen tüm birikime özelde Millet İttifakı’nın genelde Meclis muhalefetinin ihtiyacı var. Bir an önce, aday belirlenmesindeki yöntem ve adayın nitelikleri konusunda 6 partinin mutabakatını aşan bir ortaklık inşa edilebilmeli. Erdoğan karşısındaki adayın seçimi ikinci tura bırakmadan kazanmasını temin edecek bir seçim stratejisi izlemek en akla yakın seçenek. Bunun için muhalefet cephesinin ortak bir aday çıkarması büyük önem taşıyor.