Herkesin kendini bin bir tane “üst”, “alt”, “orta” kimlikle tanımladığı ve bu kimlikler kutuplaşmasının son dönemde zirve yaptığı topraklardayız. Ortaya çıktı ki, şimdi bu ülkede, altında toplanacağımız “eenn en üst” bir kimlik var: “Türkiye Cumhuriyeti’nde barış ve demokrasi içinde yaşamak isteyenler” üst kimliği. Onun bir altındaki kimliğinizi istediğiniz gibi tanımlayın. “Kadın” deyin, “Kürt” deyin, “Türk”, “Müslüman”, “Alevi”, “Laik”, “Çevreci” deyin, ne isterseniz deyin, hepsi başımın üstünde.
Ama bu halk benim gözümde sosyo-kültürel olarak rengârenk 77 milyon parçaya, bu “eenn üst” kimlik açısındansa iki parçaya bölünüyor:
1) “Türkiye Cumhuriyeti’nde barış ve demokrasi içinde yaşamak isteyenler.”
2) “Bunu istemeyenler.” İstemeyenler barışı mı, demokrasiyi mi istemiyor, yoksa Türkiye Cumhuriyeti’ni mi istemiyor bilemem. Ama her kimlerse, aha kapı orada! Bakınız, bu da benim duygusal kırılmamdı…