Isparta’da öldürülen 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel’in babası Mustafa Cankel, kızının öldürülmesine ilişkin davada sanık Zafer Pehlivan’a müebbet hapis cezası verilmesi kararını değerlendirdi: “Sanığa mükafat gibi bir ceza verilmiş oldu.”

Isparta Fatih Mahallesi’nde apartta kalan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü birinci sınıf öğrencisi Güleda Cankel, 19 Kasım 2019’da eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.
Katil zanlısı Pehlivan hakkında ‘tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada, mahkeme heyeti sanığa ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası vermişti.
Güleda Cankel’in Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan babası Mustafa Cankel, AA muhabirine konuştu.

‘Annesine söyleyemedim’
Davanın başından itibaren sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası beklendiğini ifade eden Cankel kararın kendilerinde büyük üzüntüye neden olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Hiçbirimizin beklemediği bir karar çıktı. Hepimizi çok üzdü. Duruşma sonrası ben annesine ve diğer kızıma nasıl haber vereceğim konusunda çok tereddütte kaldım. Hatta annesini arayıp ‘Davamız böyle sonuçlandı’ bile diyemedim. Ağırlaştırılmış müebbet beklerken, kararın müebbet hapis olarak çıkması yüreğimizi yaktı. Diğer suçluların da önünü açmış oluyor. Sanığa, mükafat gibi bir ceza verilmiş oldu.”
Baba Cankel, sanık Pehlivan’ın duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanarak, “Ailesini üzdüğüm için özür dilerim” demesini ise ‘pişkinlik’ olarak değerlendirdi.
‘AİHM’e kadar gideceğiz’
Bu tür suçların önlenmesi için en ağır cezaların verilmesi gerektiğini savunan Cankel, kararı, istinafa, oradan bekledikleri karar çıkmazsa Yargıtay’a, oradan da sonuç alınmazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar taşımaya kararlı olduklarını söyledi.
“Sanık, layık olduğu cezayı alana kadar tüm avukatlarımız, barolarımız ile bu davanın arkasında duracağız” diyen Cankel, anne ve baba olarak acıların en büyüğü evlat acısını yaşadıklarını vurgulayarak şöyle devam etti: “Duruşma sonu Isparta’dan döndük. Kızımın mezarına bile gidemedim. Ağırlaştırılmış müebbet kararı olmadan da kızımın mezarına gitmeye yüzüm yok. Bu sonucu alana kadar da uğraşacağım.”