Kayseri Lisesi’nden tanıştıkları bilinen 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın gençlik yıllarında Londra’da çektirdikleri belirtilen bir fotoğraf gündeme yerleşti.

Gül ve Akar’ın gençliklerinden iki fotoğrafı gündeme getiren isim Hürriyet yazarı Deniz Zeyrek oldu. Zeyrek dünkü yazısında Gül’ün yeniden siyasete döneceği iddialarını ele almış, yazısının bir bölümünde AKP’ye yakın bürokratların Gül’le tanışıklığına değinmişti.
Zeyrek, şunları söylüyordu: “MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından Şükrü Karatepe’nin iktidar ekibine dahil olması da Gül’ün tercihiydi. Orgeneraller arasında Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile birlikte dört Kayseri doğumlu komutan olduğunu hatırlatmak isterim. (Küçük bir not: Fehmi Koru’nun yayınladığı bir fotoğraf vardı. Sakallı Gül, çizgili ve İspanyol paçalı takım elbisesi ile Şükrü Karatepe ve Koru, gençlik yıllarında çektirmişti. Kıyafetlerden ve mekândan, aynı gün çekildiği anlaşılan bir başka fotoğraf daha var. Koru’nun olmadığı o fotoğrafta Gül’ün sağ yanında, kıyafeti, saçları daha düzenli, daha karizmatik görünen bir genç dikkat çekiyor. O gencin Hulusi Akar olduğunda ısrar eden bir meslektaşım, ‘Tanışıklıkları o yıllara dayanıyor’ dedi. Gül’ün de Akar’ın da Kayseri lisesinde okuduğunu hatırlarsak tanışmamaları sürpriz olurdu.)”
‘Tanışıklıkları Kayseri Lisesi’ne dayanır’
Zeyrek’in bahsini ettiği fotoğrafı, OdaTV yazarı, eski Deniz Harp Okulu komutanı Türker Ertürk paylaştı.
Fotoğraflardan, Gül’ün Fehmi Koru ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın danışmanlarından Şükrü Karatepe ile görüldüğü karenin Akar tarafından çekildiğini öne süren Ertürk, diğer fotoğrafta da Gül ve Akar’ın yan yana durduğunu anlattı.

Ertürk’ün anlatımına göre fotoğraf, Gül Londra’da öğrenciyken o dönem üsteğmen olan Akar’ın kendisini ziyaret ettiği 42 günlük bir tatil esnasında çekildi. Gül, 1976-78 yılları arasında, Karatepe ve Koru ile birlikte Milli Kültür Vakfı’nın bursuyla Exeter Üniversitesi’nde eğitim gördüğü sırada Akar’ı da bir süre misafir etmişti.
Ertürk, fotoğraf hikayesine dair şunları yazdı: “Bu üçlünün, Türkiye’den Üsteğmen rütbesinde asker bir misafirleri vardır. Esasında ev sahibi konumunda olan, Abdullah Gül’dür. Tanışıklıkları Kayseri Lisesi’ne dayanır. Üsteğmenimiz, 42 gün izin alarak İngiltere’ye gelmiştir. Bu kadar uzun bir süre çok pahalı bir ülke olan İngiltere’de tatil yapmak, hele hele bir Üsteğmen geliri ile neredeyse imkansızdır. Sanırım, Üsteğmenimizi Abdullah Gül misafir etmiştir. O hafta sonu, Exeter’de yaşayan üçlü aralarına misafir gelen Üsteğmeni de alarak, 3,5 saat mesafedeki Londra’ya geldiler. Amaçları hem Londra’da gezmek,hem de Üsteğmenin izin kağıdını Londra’da bulunan Askeri Ataşeliğe onaylatmaktı!”
Ertürk, dört gencin o gün sırasıyla neler yaptığına dair detaylar da verdi: “Önce, Belgrave Square 43 numarada bulunan Türk Büyükelçiliği’nin ikinci katındaki Askeri Ataşeliğe gittiler. Daha sonra buradan çıkarak, yaklaşık 250 metre mesafede bulunan Hyde Park’a girdiler. Biraz dolaştılar, yorulunca birer pound vererek şezlong kiraladılar ve oturup sohbet ettiler. Hava güzel ve güneşli bir gün olduğu için ceketlerini çıkarıp, şezlongların arkasına astılar ve günün anısına bir de fotoğraf çektirdiler. İşte yukarıda gördüğünüz üçlünün fotoğrafı bu! Bu kareyi, fotoğraf makinesinin deklanşörüne basarak tespit eden ise; o gün üsteğmen, bugün ise Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral Hulusi Akar’dı!”
‘Meğerse Akar, Gül’ün kankasıymış’
Akar’la görevi sırasında hiç birlikte çalışmadığını, Balyoz operasyonları sürerken Hasdal Cezaevi’nde bir kez karşılaştıklarını belirten Ertürk, o gün operasyonlar nedeniyle Gül ve AKP iktidarını sorumlu tuttuğunu, Akar’ın da konuşma sırasında kendisini onayladığını yazdı.
Ertürk, şunları kaydetti: “Böyle davranarak, o an için gazımı aldı ve kendini sakladı. Meğerse ben, kimi kime şikayet ediyormuşum! Ben ‘Abdullah Gül de TSK’ya karşı yürütülen operasyonun arkasında’ diyorum; meğerse Hulusi Akar, Abdullah Gül’ün kankasıymış.”
Akar’a sorular
Ertürk, yazısını Akar’a sorular yönelterek noktaladı. Ertürk’ün soruları şöyle:
1. “Size niçin hukuk görünümlü operasyonlar ve itibarsızlaştırma saldırıları yapılmadı? Yoksa sizi oraya getirmek için muhtemel rakiplerinize karşı mıntıka temizliğimi yapıyorlardı?
2. Kontrollü darbe girişiminin neresindesiniz?
3. TSK’nın komuta birliği, gayri anayasal bir biçimde tahrip edilmiş durumda, bunu işgal döneminde bile yaşamadık, itirazınız yok mu?
4. TSK’nın moral ve motivasyonu yerlerde, dayanışma ruhu zayıflamış, bunun için hangi tedbirleri aldınız?
5. Askeri Liseleri niye kapattınız, buralarda okumadığınız için bir düşmanlığınız mı var?
6. Harp Okullarının, Harp Akademilerinin durumu ve bağlantı yapısı, dünyanın hiçbir yerinde eşi ve benzeri görülmeyecek şekilde, adeta garabet bir yapıya geçirildi. “Hayır, böyle olmaz” diyemiyor musunuz?
7. MSB Üniversitesi denen ucube yapının başına Süleymancı birisini getirdiler, “Hayır” diyemediniz mi?
8. GATA için yaşanan rezilliğe muhalefetiniz yok mu?
9. Sizi yaver gibi yanında taşıyor, “Olmaz” diyemiyor musunuz?
10. Siyasi mitinglerin enstrümanı olmayı içinize sindirebiliyor musunuz?
11. Ülkemiz koşar adım felakete sürükleniyor, farkında değil misiniz?
Bu sorulara verecek yanıtınız yok mu? Varsa da, yoksa da bunun gereğini yapın!”