Gözde Bedeloğlu: Kılıçdaroğlu'nun 'Ben Alevi'yim' diyerek halka seslenmesi tarihsel bir dönemeç

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kürtler ve Aleviler başlıklı videolarında Kılıçdaroğlu, helalleşme söylemiyle sinyalini verdiği paradigma değişimine dair en açık cümlelerini kurdu. Kutsal bir varlık olarak tanımlanagelmiş devletin Türklük, Sünnilik ve erkeklik çerçevesinde çizilmiş katı ve ‘ötekinin’ dilini, inancını ve cinsiyetini özgürce ve eşitçe yaşamasına geçit vermeyen kimlik tarifinin Türkiye’yi yeni bir yüzyıla taşıyamayacağını hatırlattı. Bu, elbette dayatmalara karşı yıllardır mücadele eden milyonlarca ‘ötekinin’ birikimi sayesindedir. Diğer yandan tam da bu mekanizmanın yapımcısı ve yürütücüsü olan devletin içinde çeşitli kademelerinde görev almış; ülkesine, dürüstlüğü her bakımdan kanıtlanabilecek şekilde hizmet etmiş ve devletin en üst makamı olan cumhurbaşkanlığını kazanmaya en yakın aday olan Kılıçdaroğlu’nun “Ben Aleviyim” diyerek halka seslenmesi çok önemli, tarihsel bir dönemeç. Türkiye’de merkez siyaset devleti, halka hizmet aracı olarak görmekten ziyade, tahakküm gücünü artıran merkezi yapısıyla, sahip olunması, ele geçirilmesi gereken bir varlık olarak gördü. Şablona uymayan herkes dışarıda bırakıldı. Baskı ve zulüm gördü. Hakarete uğradı,  katledildi. Gücü ele geçiren her yeni ‘sahip’ çemberi kendi zümresine göre daralttı. Dışarıdakiler olarak eklene eklene çoğaldık. 

Gözde Bedeloğlu’nun yazısı