Kamu binaları ağır hasarlı, hastane, belediye, valilik, jandarma ve AFAD binası yıkılmış; ulaştırma, haberleşme, sağlık altyapısı çökmüş; barınma, ısınma, tuvalet sorununu çözememiş, yardımları düzenli bir şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtamamış parti devleti yıkımın şahidi bizlerin gözünün içine baka baka parmak salladı. Sonra görüşeceğiz dedi Erdoğan. Kendi açtığı hesap defterine plansızlığın, koordinasyonsuzluğun, beceriksizliğin, talanın, rantın hesabını soranların adını yazdı. Yazsın. Biten mürekkebini de biz doldururuz, endişe etmesin. Hakaretlerle, düşmanlaştırmayla yıllardır moral değerlerinin dibi oyulmaya çalışılan insanların çaresizliğe karşı başkaldıran öfkeleri dünyada konuşulan bir dayanışmaya dönüştü. “İsterlerse tutuklasınlar” çıkışı, göz göre göre gelen her felakette halkı böyle çaresiz, değersiz ve kimsesiz hissettiren, sivil yardımlaşma ağını engelleyip tek eline almaya çalışan iktidara karşı gösterilen en haklı, en meşru isyanlardan biri. Bizi yasa boğan her sorumsuzluğu kader diye yutturmaya çalışıyorlar. Sabrımız acımıza yetmiyor. Hesabını sormayacaksak, biz de ölmüş sayalım kendimizi.