Montrö Sözleşmesi ve ‘cüppeli takkeli komutan’la ilgili bildiri nedeniyle gözaltında bulunan amirallerden Türker Ertürk’ün avukatı Ayhan Yıldızel, metnin 10 gün çalışıldığını, tek değil birden fazla kişi tarafından ortak kaleme alındığını aktardı.
Yıldızel, “Metnin içeriği ele alınmadan yayın saatine bağlı olarak bir darbe çağrışımı yapabilmek ancak bir akıl tutulmasının işareti olabilir” dedi.
Bildiri 104 emekli amiralin imzasıyla 3 Nisan’da geceyarısı yayınlanmıştı.
Bildiri, hükümet kanadı tarafından ‘darbe hevesi’ne yorulmuş, re’sen soruşturma başlatılmıştı.
5 Nisan’da imzacı emekli amirallerden 10’u gözaltına alınmış, dördüne ise yaşı nedeniyle üç gün içinde emniyete müracaat etmesi için tebligat yapılmıştı.
Savcılığın talebi üzerine 10 amiralin gözaltı süresi 9 Nisan’dan itibaren dört gün uzatılmıştı.
Gözaltındaki amirallerden Hakan Eraydın’ın kızı Cansu Eraydın Gürcan
Avukat Ayhan Yıldızel’in yazdığı metin şöyle:
“Değerli sınıf arkadaşım Türker Ertürk’ün avukatı olarak Ankara’da bulunduğum 8 Nisan 2021 günü, gözaltında bulunan amirallerin hemen tamamıyla görüşme olanağı buldum. Aşağıda yazacaklarım kendileriyle yaptığım görüşmelerden edindiğim bilgileri kapsamaktadır.
Bahse konu metin toplum olarak çok aşina olmadığımız ama gerçekte şiddetle ihtiyaç duyduğumuz bir ortak/birleşik akıl çalışmasıdır ve üzerinde 10 gündür çalışılmaktadır. Metin yazarı bir kişi değil fakat grup üyesi birden fazla kişidir.
Metnin son düzeltmeleri emekli amiral Ergun Mengi tarafından yapılmış ve tüm bu koordinasyon ancak bittiği ve ertesi gün de 4 Nisan Deniz Şehitleri günü olduğu için, grupça kararlaştırıldığı üzere, veryansıntv sitesine yayınlanmak üzere gönderilmiş, ilk defa olarak bu sitede saat 23:02’de yayınlanmıştır.
Metnin tartışmalar sırasında farklı versiyonları olmasına rağmen üzerinde mutabık kalınan metin sitede yayınlanan metindir. Bunun dışındaki tüm tartışmalar konuyu özünden uzaklaştırmak ve gereksiz polemik yaratmak dışında bir amaca hizmet etmemektedir.
Yayınlanan metinle ilgili yorum yapan ve görüş bildiren kişi ve kuruluşların büyük çoğunluğunun metnin tamamını anlayarak okumadıkları anlaşılmaktadır. Bu metinden bir darbe çağrısı çıkarabilmek olası değildir.
Metin iki ana görüşü (Montrö Sözleşmesi’nin değişmezliğine duyulan hassasiyeti ve FETÖ saldırısından büyük zarar gören Deniz Kuvvetlerimizin benzer tehditlerle karşılaşabilme ihtimalinden duyulan kaygıyı) ifade etmektedir.
Sonraki günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da yaptığı açıklamayla Montrö’nün değiştirilmesinin gündemde olmadığını, fotoğrafları basında yer alan amiralin durumunu tasvip etmediklerini, gereğinin Milli Savuna Bakanlığı’nca yapılacağını açıklamıştır.
Duyurunun iki ana fikrinin cumhurbaşkanı tarafından da paylaşıldığı bir metnin içinden nasıl bir darbe çağrısı ya da iması çıkarılacağı dayanaksız bir iddianın ötesine geçemez.
Bir diğer tartışma konusu da bildirinin yayınlanma saatidir, metnin içeriği ele alınmadan yayın saatine bağlı olarak bir darbe çağrışımı yapabilmek ancak bir akıl tutulmasının işareti olabilir.
Bu ülkenin tüm sağduyu sahibi kişilerini kimin söylediğinden ve yayınlandığı saatten bağımsız olarak metni anlayarak okumaya ve toplumsal histeriden kurtulmaya çağırıyorum.”