ALTAN SANCAR
@altansancarr
altansancar@diken.com.tr
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurmayları ve akademisyenlerin çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığını, hazırlanan sekiz seçenekli çalışmayı ‘altılı masa’ya sunacaklarını söylemişti. Seçenekler arasında masadaki partilerin tek veya iki ayrı listeyle seçime girmesi de yer alıyordu. Altılı masadaki DP, Gelecek, Saadet ve DEVA Partisi kurmayları bu seçenekleri ve partilerinin bakışlarını Diken’e değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında partisinin sekiz seçenekli bir seçim senaryosu hazırladığını belirtmişti. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin ulaştığı ayrıntılara göre, tek adaylı ve sekiz seçenekli taslakta yer alan seçenekler şöyle:
- Muhalefetteki altı parti, ‘millet ittifakı’ yapısına dahil olacak ve tüm illerde CHP ya da İYİ Parti listeleriyle seçime girilecek.
- ‘Millet ittifakı’ çatısı korunacak ve 4+2 seçeneği uygulanacak. CHP ve İYİ Parti bir blok, DEVA, Demokrat, Gelecek ve Saadet partileri ikinci blok olacak, iki ayrı listeyle seçime girilecek.
- ‘Millet ittifakı’ yapısı altında 3+3 sistemi uygulanacak. CHP, İYİ Parti ve Demokrat Parti bir bloku oluşturacak, ikinci blokta DEVA, Gelecek ve Saadet partileri yer alacak.
- ‘Millet ittifakı’, CHP ve İYİ Parti’den oluşacak. Ayrıca farklı isim taşıyan yeni bir ittifak oluşturulacak.
- Muhalefetteki partilerin illerdeki oy durumları göz önüne alınarak ‘karşılıklı çekilme sistemi’ uygulanacak.
- Hangi parti ya da blok avantajlı durumdaysa liste çıkarma önceliği ona bırakılacak.
- AKP, MHP ve BBP’nin ayrı listelerle seçime girmesi durumunda ilk altı formül üzerinden en yüksek vekilin çıkarılacağı seçenek değerlendirilecek.
- AKP, MHP ve BBP, ‘cumhur ittifakı’ çatısı altında tek listeyle seçime girerse, ilk altı formül masaya yatırılarak en fazla milletvekilini elde edilecek seçenek ele alınacak.
Muhalefete en fazla kaybettiren senaryo ne?
CHP’nin önerilerini değerlendiren ve Mart 2022’e ait 10 araştırma şirketinin parti oy ortalamalarından yola çıkarak projeksiyon uygulayan Prof. Dr. Tanju Tosun ise 12 farklı sonuç ortaya koydu.
Tosun’un Politikyol’da yayınlanan senaryoları arasında muhalefete en çok vekil kazandıracak senaryo ise AKP, MHP ve BBP’nin seçime ayrı parti olarak katılmaları durumunda, muhalefet partilerinin illerdeki oy potansiyellerine göre ‘karşılıklı çekilme sistemi’ne göre liste belirlemesi.
AKP, MHP ve BBP ortak liste ile seçime girer ise illerdeki oy potansiyellerine göre ‘karşılıklı çekilme sistemi’ uygulanması ve ortak liste.
Muhalefete en fazla kaybettiren senaryo ise AKP, MHP, BBP’nin ayrı parti; CHP, İYİP ayrı İttifak, DP, DEVA, Gelecek, SP’nin ayrı bir ittifakla ve illerde farklı listelerle seçime katılması olacak.
‘Ortak listenin tamamı bölgede güçlü partiden oluşmalı’
Çalışmasını Diken’e değerlendiren Prof. Dr. Tosun, en fazla vekil kazandıran senaryonun benzerinin 31 Mart 2019’daki yerel seçimlerde denendiğini ve başarılı olduğunu belirtti.
Tosun’a göre senaryoların başarıya ulaşması için tüm seçim bölgeleri için kamuoyu araştırmaları yapılması ve sosyolojisinin iyi belirlenmesi önemli.
Tosun belirlenen sistemin çalışması ve muhalefetin iktidardan daha fazla vekil elde etmesi için “Ortak listenin tamamı seçim bölgesinde güçlü olana partiden oluşmalı veya seçilebilecek sıralarda bu adaylar yer almalı” dedi.
Oy pusulasındaki amblemler
Altı muhalefet partisi arasında yeni kurulan ve ilk seçimlerine girecek olan partilerin yer aldığını hatırlatan Tosun, ‘partiler için amblemlerinin pusulada görünmesinin önemli olduğunu’ da yok saymadı.

Yeni kurulan partilerin, ‘adaylarının listelerde yer almamasını veya seçime girmemeyi risk olarak görebileceklerine’ dikkat çekti. Seçim pusulasında partilerin isimlerinin yer almasının ‘kurumsallaşma açısından önemli olduğunu‘ söyledi.
Yerellerdeki parti teşkilatlarının kendi adaylarını veya partilerini listede gördüklerinde daha fazla motive olacaklarını belirten Tosun, pazarlık ve mutabakatı hatırlattı:
“O partinin güçsüz olduğu çevrede en güçlü parti aday çıkaracağı için kendileri aday göstermez ise ‘Niye siyaset yapıyoruz?’ diye bir soru işareti oluşabilir. Seçmen ise ‘Biz başka bir partiden ayrıldık, yeni kurulan bu partilere yöneldik. Bu partilere oy veremeyeceksek, partinin liste çıkarması söz konusu olmayacaksa o zaman bizim burada ne işimiz var?’ diyebilir. Ama son tahlilde, siyaset biraz da politik pragmatizm ya da sadakat üzerinden işlemeli.
İdeolojik sadakat, bu tür ittifaklarda kazan kazan formülüne yatkın değil. Küçük partiler çok iyi pazarlıklar yapmak suretiyle o listelerde yine yer bulabilirler. Zira seçimin kazanılması halinde hükümette yer alma motivasyonu önemli bir aktör olacaktır. Bu senaryolardan biri kabul görür ve süreç başlar ise bundan sonrası kıran kırana bir pazarlık halinde ilerleyecek. Bu pazarlığın, ittifak seçime gitmeden önce başarılı olabilmesi için mutabakatla sonuçlandırılması önemlidir”
Partiler ne diyor?
CHP’nin başarıya en yakın senaryosu olan ‘karşılıklı çekilme’ ve ortak liste ihtimalini değerlendiren Gelecek, Saadet, Deva ve Demokrat Parti kurmayları kendi partilerinin de çalışmalar hazırladığını söyledi.
Kurmaylardan bazıları ‘görüş belirtmek için erken olduğunu’ söylerken, bazı isimler ise Tosun’un işaret ettiği pusulada yer alma ve mutabakat konusuna dikkat çekti.
DEVA: Mutabakata varılması gereken çok konu var
DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, iktidarın takvimine göre seçime 14 ay olduğuna ve seçim konusunun konuşulması için erken olduğunu söyledi.
Seçim ittifakı öncesinde, parti genel başkanlarının mutabakata varılmasına karar verdiği konuların olduğunu söyleyen Yeneroğlu, şunları dedi: “Seçim ittifakının öncesinde mutabakata varılması gereken çok konu var. Bize göre çalışılması ve ortaklaştırılması önemli tematik konular var. Önemli olan Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinde ülkeyi birlikte yönetme iradesinin güçlü olarak vurgulanması. Bu sürecin diğer başlıkları da elbette cumhurbaşkanı ortak adayının belirlenmesi ve TBMM seçimleriyle ilgili stratejinin çalışılması.”

Gelecek: Seçime amblemle girmek istiyoruz
Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün, CHP’ye ait olduğu belirtilen çalışmayı ‘bu aşamada kendilerinin de basından duyduğunu ve çok seçenekli bir kombinasyon olduğunu’ söyledi.
Kendilerinin de çalışmalar hazırladıklarını söyleyen Üstün, ‘partileri açısından öncelik verdikleri durumlar olduğunu’ şöyle açıkladı: “Parlamenter sistemi hayata geçirebilmek için en az 360 ve üzeri milletvekili elde edilmesi lazım. Bu nedenle altı parti ve tabii ki Gelecek Partisi olarak nasıl daha fazla vekil elde edebiliriz konusunun üzerinde duruyoruz. En büyük önceliklerden biri elbette ki bu.”
Partilerinin yeni kurulduğunu hatırlatan Üstün, katılma hakkı elde ettikleri seçime amblemleriyle girmek istediklerini söyledi: “Kendi amblemimizin olacağı bir formüle daha sıcak bakırız. Çünkü biz her parti gibi bizim partimizde iddialıdır. Her parti seçimlerde oy pusulasında kendi ambleminin olmasını ister.”
İktidarın hazine yardımı aldığını ve seçim döneminde bu yardımların iki katına çıktığını hatırlatarak, kendileri için seçimlere katılmanın bu nedenle de önemli olduğuna dikkat çekti: “Partimiz fedakar insanlarla kuruldu. Yüzde 3’ü geçince hazine yardımı alıyorsunuz. Ama seçime girmezseniz yüzde 30 bile alsanız hazine yardımı alamazsınız. Bir daha sıralayacak olursak, birinci ilkemiz mecliste hem altılı ittifakın hem de Gelecek Partisi’nin en fazla vekil çıkartacağı bir formül. İkincisi seçimlere kendi amblemimizle katılabilmek; bu tek başına da olur, ittifak içerisinde de olur. Üçüncü olarak da hazine yardımını hak edecek formül içerisinde yer almak. Seçim güvenliği için bir komisyon kuruluyor, bu komisyonun bir görevi de bu tür formülasyonlar üzerinde çalışmak olacaktır.”
Saadet: Hangi yasayla seçime gideceğiz belli değil
Saadet Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Bülent Kaya da ortak cumhurbaşkanı ve ‘Meclis’te en az 360 vekil elde etmeyi amaçladıklarını’ söyledi.
Amaçlarına uygun formüller üzerinde çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Kaya, şunları dedi: “Biz şimdilik matematiğe bakıyoruz. Matematik alternatifleri oluşturuyoruz. Genel başkanımız da alternatifleri değerlendirdiğimize dikkat çekmişti. Bu değerlendirmelerle nihai bir karar zamanı geline verilecektir.”
Parti amblemiyle seçime gitmeye veya parti tabanlarının ortak listeye nasıl bakacaklarını ise şöyle açıkladı: “Uygulanan 50+1, iki kutuplu siyasi bir yapı doğuruyor ve bu bizim siyaseten tercih ettiğimiz bir şey değil. Eğer size karşı hak ettikleri milletvekillerinden daha fazla milletvekili çıkarmaya dönük bir oyun kurgulanıyorsa, seçmen de bunu anlar ve gerekli hamleyi yapar. Bunlar bugünün konusu değil aslında.
Seçime kadar her parti kendi oy oranını artırmayla ilgili bir çaba içerisine girer. Seçim döneminde de
hangi formül neyi getirir ise ona göre bir çalışma yaparız. Çünkü biz hangi yasayla seçime gideceğiz belli değil aslında. Zihnen tüm senaryolara çalışıyoruz, bu süreçte de kendi amblemimiz ile kendi tabanımız ile buluşmaya devam edeceğiz.”
DP: Yorum için erken
Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp ise yorum için erken olduğunu söyledi. DP’nin kendi çalışmasını tamamladığı zaman partinin genel başkanı Gültekin Uysal’a sunacağını ve liderlerin bu konuyu değerlendireceğini açıkladı.