MESUDE ERŞAN
@mesudersan
mesudeersan@diken.com.tr
Ankara’daki Büyük Eczacı Mitingi’ne dört gün kala Resmi Gazete’de yayımlanan ilaç karlarına dair cumhurbaşkanı kararı eczacıların beklentilerini karşılamadı. 13 yıldır değiştirilmeyen fiyat kararnamesiyle ilgili son düzenlemenin yetersiz olduğunu belirten İstanbul Eczacı Odası Başkanı Ecz. Pınar Özcan, “Devede kulak kaldı” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla eczacıların ilaçlardan aldığı kar oranları değiştirildi. Geceyarısı yayımlanan kararnameye göre 100 liraya kadar olan ilaçlarda eczacı kar oranı yüzde 25’ten 28’e, 100-200 lira arasındaki ilaçlarda eczacı kârı yüzde 16’dan yüzde 28’e, 200-400 lira arasındaki ilaçlarda eczacı kâr payı yüzde 12’den 18’e, 400 lira üzeri ilaçlardaysa eczane kârı yüzde 12’den 13’e yükseltildi.
Kararname mitingi durdurmayacak
Kararname, Türk Eczacıları Birliği’nin Tandoğan Meydanı’nda 16 Ekim’deki Büyük Eczacı Miting’ini durdurmadı. Türkiye’nin her yerinden eczacılar, eczane çalışanları, öğrencileri, aileleri planlandığı gibi Ankara’daki mitingde kamu bürokrasisi tarafından görmezden gelmelerine karşı seslerini yükseltecek.
Eczane kazançlarının da belirlendiği İlaç Fiyat Kararnamesi’nde yer alan baremler en son 17 Ocak 2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararla düzenlenmişti. Buna göre söz konusu baremler ilaç fiyatlarına bağlı olarak yapılandırılmış beş kademeden oluşuyor.
13 yıl boyunca bu kararname düzenlenmedi. Yani 13 yıl öncesinin ekonomik koşullarına göre belirlenen baremler üzerinden eczacıların hayatlarını sürdürmeleri istendi.
Temmuz dokunuşu da reel değildi
Eczacıların ısrarlı talepleriyle 8 Temmuz’da küçük bir müdahaleyle kararname güncellendi. Ama bu güncelleme de 13 yıllık tahribatı onaramadı. Sadece eczane karlılıklarında kademelere göre ilk üç kademede üç birim, dördüncü kademede iki birim ve beşinci kademede bir birim artırıldı. Ama bu kademelerin tanımlandığı 2009’da belirlenen baremlerde herhangi bir düzenlemeye gidilmedi. Dolayısıyla eczane ekonomilerindeki çıkmaza çözüm olamadı.
Yıllar içerisindeki kur kaynaklı fiyat ayarlamaları ve fiyat artışları göz önünde bulundurulduğunda 2009’da tanımlanan kademelerin eczacılık hizmetleri açısından bir gerçekliği kalmadı. Özellikle kurdaki oynamaların en yükseğe çıktığı son üç-dört yılda eczacılar açısında bu sıkıntılar baş edilemez boyuta ulaştı. Çünkü bu süreçte ilaçların büyük bir bölümü üst kademelere kaydı. 2009’da ilk üç kademedeki ilaçların pazar payı yüzde 77,63’tü. Günümüzde bu oran yüzde 47’ye düştü. İlk üç kademedeki ilaçların pazar payı, her ilaç fiyat artışı sonrasında karlılığın azaldığı üst baremlere geçiyor. Yine 2009’da dördüncü kademedeki ilaçların oranı yüzde 5,76 iken bugün yüzde 8,72, beşinci kademedeki ilaçların pazar payı yüzde 16,62 iken bugün yüzde 44,28’e çıktı.
Yüksek enflasyon eczacıları da vurdu. 2009’da yüzde 6,53 olan enflasyon oranı, bugün resmi rakamlara göre yüzde 80’in üstünde. Asgari ücret 666 liradan, 5 bin 500’e çıktı. Eczanelerde ortama üç personel çalışıyor.
Periyodik olarak, her yıl güncellemeli
Diken’e konuşan Özcan, son kararnamenin talep ettikleri ve gereken düzenlemenin çok uzağında olduğunu söyledi: “2022’nin enflasyon ortamında hiçbir anlam ifade etmiyor. Kalıcı bir çözüm asla değil. İlk ilaç zammında da zaten eriyecektir. Bizim talebimiz düzenlemenin hem günümüz şartlarında uygulanması hem de periyodik olarak her sene, enflasyon oranında güncellenmesi. 100 liranın altında ilaç çok azdı bu rakamı 200 liraya çektiler. Ama 200 lira değil, 800 liraya çekilmesi gerekiyordu. Yapılması gerekenin dörtte biri oranında iyileştirme yapıldı.”
Senelerdir her ilaç zammında yaşadıkları sıkıntının ana nedeninin bu olduğunu ifade eden Özcan, şöyle devam etti: “Yıllık olarak değişiklikler yansıtılmadığı sürece her ilaç zammıyla geride kalıyoruz. Bu nedenle de kararname hiçbirşey ifade etmiyor. Başladığımız noktadan, farklı bir noktaya taşımadı. Taleplerimiz yerine gelmiş değil. Yapılan devede kulak misali.”
Diğer taleplerle ilgili adım atılmadı
Eczacıları mitinge götüren diğer sorun ve talepleriyle ilgili herhangi bir adım henüz atılmadı. Özcan düzeltilmesini talep ettikleri diğer sorunlarını şöyle hatırlattı:
*Kamu kurumlarında çalışan meslektaşlarımız temmuzda yayımlanan torba yasada katsayı adaletsizliğiyle karşı karşıya bırakıldı. Ayrımcılığa uğradı. Bunun düzeltilmesini istiyoruz.
*Şuursuzca açılan eczacılık fakülteleri sorunu var. Sayıları 60’ geçti. Plansız açılan bu fakültelerin teknik altyapıları, öğretim üyesi yok. Mesleği değersizleştiriyor ve eğitimin kalitesini bozuyorlar. İhtiyacın çok üstünde mezun veriliyor ve mezunların istihdamları planlanmıyor.
*Hastaların ilaca erişim hakkının önündeki engeller kaldırılmalı. Yoklukları nedeniyle hastalara ilaç vermekte büyük sıkıntı çekiyoruz. Sadece parası olan değil, herkesin ilaca ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişme hakkı var.
*Gerekli hizmetleri, bizim dışımızdaki sebeplerden, ilaç yokluğundan dolayı veremiyoruz.
*Hastalar gün geçtikçe daha fazla fiyat farkı ödüyor. Bu da bizim için bir mücadele konusu.
TEB Başkanı: Sistemin mantığı yanlış kurgulanmış
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Arman Üneyse yazılı açıklamada, “Bugün yapılan bu düzenlemede de üzülerek gördük ki süreç, karşılıklı bir diyalog ortamında ilerlememiş” dedi.
Neredeyse iki eczaneden birinin kapanma noktasında olduğunu, halkın ilaca erişimle ilgili sorunlar yaşadığını ve ilaçları için cebinden yüksek fiyat farkları ödemek zorunda kaldıklarını vurgulayan Üney, şöyle devam etti:
“8 Temmuz tarihinde yapılan ilaç fiyat kararnamesi düzenlemesinde iki konuya vurgu yapmıştık. İlki 2009 yılından bu yana eczacılarla ilgili bölümü değiştirilmeyen ilaç fiyat kararnamesi ile Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Kararlarla neredeyse 18 yıldır değiştirilmeyen baremler, ikincisiyse yüzde 80’leri bulan enflasyonist ortamda eczacıları çıkmaza sürükleyen kriz.
Bu krizin çözüm yolu olarak baremlerin güncellenmesini gösterdik ancak bu güncellemelerin yıllık bazda bir çıpaya bağlanması gerektiğini ısrarla vurguladık. Bugün yayımlanan kararda yapılan baremlerdeki düzenleme, bizim Temmuz ayında vurguladığımız noktalarda ne kadar haklı olduğumuz bir kere daha kanıtladı. Çünkü sistemin mantığı yanlış kurgulanmış ve bu nedenle sürekli bir düzenlemeyle düzeltme ihtiyacı doğmaktadır.
Doğru ve gerçekçi bir düzenleme için alandaki tüm tarafların görüşleri alınarak etkin bir yapı oluşturulması şarttır. Ancak bugün yapılan bu düzenlemede de üzülerek gördük ki süreç, karşılıklı bir diyalog ortamında ilerlemedi.
‘Bu haliyle derde derman değil‘
Bu nedenle diyebiliriz ki belirttiğimiz şekilde belirli bir standarda bağlanmadığı sürece anlık müdahalelerin eczacıların derdine derman olma şansı yok. Bugün Temmuz ayındaki tespitimizde ne denli haklı olduğumuzu gördük, ama çözüm için atılan adımı da yetersiz buluyoruz.
Biz sadece eczane ekonomilerinin düzenlenmesi için değil, yüksek ilaç fiyat farkları ve ilaç yokluklarına karşı da mitingimizi düzenliyoruz. Dolayısıyla mitingimizin hastalarımıza dokunan bir yanı olacak. Yine aynı şekilde kamuda görev yapan meslektaşlarımızın uğradığı haksızlığı karşı da bu mitingi düzenliyoruz.
Dolayısıyla biz tüm Odalarımızın tek ses tek yürek ortak iradesi ile başlayan eylemlilik kararımızı sürdürüyoruz. 46 bin eczacımızın haklı talepleri için ve halkımızın ilaca erişim kolaylığı için biz bu eylem sürecini başlattık. Dolayısı ile bu kararlılığımız halen çok net şekilde sürdürüyoruz. Taleplerimiz:
* Eczane ekonomilerinin kalıcı şekilde iyileştirilmesi için sistemin düzenlenmesi
* SGK ilaç alım protokolünün günün koşullarına göre iyileştirilmesi
* Kamuda görev yapan eczacılarımızın uğradığı hak kaybının giderilmesi,
* Hastalarımızın cebini yakan yüksek fiyat farklarının kaldırılması,
* İlaç yokluklarına son verilmesi
* Uluslararası standartta kaliteli bir eczacılık eğitimi için plansızca eczacılık fakültesi açılmaması.