KEMAL ILIKKAN*
@kemalilikkan
Fenerbahçe krizden CSKA deplasmanda aldığı epik galibiyetle çıkmıştı. Son yedi maçın dördünü kaybederek Ataşehir’e gelen Ruslar ise benzer bir senaryoyu hayata geçiremedi.
Belki bir Final-Four finalinin provası yapılacak, belki de en büyük kim sorusunun cevabı verilecekti. Gerçi o belli. En büyük Obradovic. Yaşayan efsane hangi takımı çalıştırırsa en büyük o. Avrupa basketbolunun güç dengeleri Türkiye lehine kaydı. Artık bu çok net.
Daha önce de ‘Avrupa’nın en iyi ligi’ övgüleri duyardık ama Final Four’un doğal favorisi olmayı bırakın, şampiyonluğun ağır favorisi denebilecek bir takım yoktu elimizde.
Kime sorsanız CSKA ya da Fenerbahçe diyor
Artık Fenerbahçe var. Kadrosunu koruyarak zaten söyleyeceğini söylemişti; o kupa gelecek. Zaman zaman beklentilerin altında kalınacak, bazen 20 sayıdan maçlar çevrilecek. Bazen top bizi sevmeyecek. Euroleague uzun bir maraton. Bugün kime sorsanız CSKA ya da Fenerbahçe diyor. Eh, bunu yaratmak da az iş değil. Geçen sezon CSKA’da olan psikolojik üstünlük bugün Fenerbahçe’de…

Son iki maçta yaptıklarından sonra Bobby Dixon savunması belli ki Itoudis’in maç planları arasında önem sırasına göre en üstlerdeydi. Top ona ne zaman gelse ‘double-team’le karşılaştı. Dışardan maç boyu beşte bir isabette kalıp, 40 dakikayı tek basketle tamamlamasına bakılırsa bu plan tuttu.
Üçüncü çeyrekteki takım savunması maçı kazandırdı
Ancak Obradovic bunun panzehiri olarak Bogdanovic ve Sloukas ikilisinin potaya ‘drive’larını devreye sürdü. Pero Antic oyunun sıkıştığı anlarda attığı iki üçlükle sistemin işlemesine ciddi katkı sundu. Üç maç aradan sonra dönen Ekpe Udoh’un savunma katkısı yine muhteşemdi.
İlk yarıda top kaybına sebep olmayan tam saha baskıdan ikinci yarı vazgeçildi. Hücum ribaundlarını dokuzda tutmayı başardı. Maçı kazandıran ise üçüncü çeyrekteki takım savunması oldu. Galatasaray maçının üçüncü çeyreğinde de müthiş bir savunmayla maçın akışı değişmişti.
CSKA’nın üçüncü çeyrekteki 11 sayısının yedisi çizgiden geldi. Zaten biri de ikinci şans sayısıydı. Itoudis’in takımı bu sezon hiçbir çeyrekte bu kadar aciz kalmamıştı.
İtalyan ressam Datome’nin çizdiği tablo

Devreye bir buzzer-beater ile dört sayı önde (32-36) önde giren Rus devi, son çeyreğe ise Bogdanovic’in Fridzon’a yaptığı blokla 60-51 geride başladı. İtalyan ressam Datome’nin üçüncü çeyrekte hücumda çizdiği tablo, takım savunmasını ödüllendirir gibiydi.
Sarı-lacivertliler savunma karakterini son çeyrekte de sürdüreceğinin mesajını daha ilk hücumda Udoh’un yaptığı blokla verdi. Ama işte elinizde Nando De Colo varsa gidişatı değiştirebilirsiniz. CSKA’nın son çeyrekte attığı 20 sayının 16’sı (12 sayı-2 asist) Fransız yıldızdan geldi. Ama fark hiçbir bölümde dört sayının altına inmedi. Seyircinin oyuna etkisi de atlanmamalı.
Fenerbahçe rakibini normal sezonda iki kez yendi. İlkinde De Colo yoktu, bu kez de Teodosic… İkisinin de oynadığı bir CSKA’yı yenmek bu adanmışlıkla gayet mümkün.
Sınav maçlarında bu adanmışlığı görmek sevindirici

Adanmışlık demişken… İbrahim Kutluay Panathinaikos günlerinde Obradovic’le çalışırken ‘stance’ pozisyonunda yapılan kaymaları, Obra’nın milimetrik hesaplarının dışına çıkıldığında yedikleri fırçaları anlatmıştı bir kere.
Bunun adı adanmışlık. Euroleague organizasyonunun mottosundaki ‘devotion’ yani. Böylesi sınav maçlarında bu adanmışlığı görmek sevindirici. Vesely’nin son çeyrekte fark altı sayıyken sağ forvetteki De Colo’yu, ekstra pas gelince de 2.13’lük boyuyla Vorontsevich’i kovalayışı sadece o üçlüğü yememek için değil, adanmışlığı göstermek için aynı zamanda.
*Güneş gazetesi spor editörü