Fransız sinema tarihinin en büyük yönetmenleri arasında gösterilen, ‘yeni dalga sinemasının’ kurucularından Jean-Luc Godard, 91 yaşında ‘destekli intihar’ yöntemiyle hayatını sonlandırdı.

Eşi Anne-Marie Miéville, Godard’ın İsviçre’de ‘hekim destekli intihar’ yöntemiyle hayatını sonlandırdığını açıkladı: “Hasta değildi, sadece bitkindi. Bu yüzden bitirme kararı aldı. Bu kararın duyurulması onun için önemliydi.”
Eric Rohmer, Jacques Rivette ve François Truffaut gibi çağdaşlarıyla birlikte Godard, 1950’lerin sonlarında Fransa’da ortaya çıkan deneysel bir film hareketi olan ‘Nouvelle Vague’da (Fransız Yeni Dalgası) önemli bir figürdü. Yeni Dalga, geleneksel sinema anlayışına eleştirel yaklaşan bir akımdı.
Godard, her ne kadar Yeni Dalga ile bütünleşse de bu akımın etkisiyle çektiği filmlerin başarılarıyla yetinmedi ve 68 Mayısı’nda tüm dünyada etkili olan siyasi hareketlilikte bu filmlerinin mevcut burjuva düzenine hizmet ettiğini düşündü. Ve daha politik, işçi sınıfının saflarında yer alacak bir sinema pratiğinin peşine düştü. Tüketime dayalı burjuva hayat anlayışına, günlük yaşamın metalaştırılmasına, yabancılaşmaya, insan iletişimindeki kopuklulara ve çarpık sosyal-siyasal sistemlere odaklandı.
Devrimci bir yaklaşımla ördüğü sineması 60’lara hem sanatsal hem de politik açıdan damga vurdu.
Godard, François Truffaut ile birlikte öğrenciler ve işçilerle dayanışma içinde 1968 Cannes Film Festivali’nin boykotunu örgütleyen kampanyaya da öncülük etmişti.
‘Hekim destekli intihar’ yöntemi nedir?
‘Ötanazi’ ve ‘destekli intihar’ kavramları bazen birbirine karıştırılıyor ancak birbirlerinden farklı iki pratik. Ötanazi bir hekimin dahliyle gerçekleşen tıbbi bir pratikken, destekli intihar ötanaziden farklı olarak son adımı hastanın tamamladığı bir yaşama son verme yöntemi.