Paris’te üç Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in öldürülmesine ilişkin Paris savcılığının hazırladığı iddianamede, MİT’in suikastlere dahil olma ihtimaline işaret edildi.
70 sayfalık iddianame hazır

Fransız basınının saygın gazetelerinden Le Monde’da Soren Seelow imzasıyla yayınlanan haberde, bundan iki buçuk yıl önce işlenen cinayetlere dair soruşturmanın tamamlanarak 70 sayfalık bir iddianame hazırlandığı belirtildi.
Le Monde’un ulaştığı iddianamede, Paris cinayetlerinin katil zanlısı olarak cezaevinde bulunan Ömer Güney’in suikastlere ilişkin yardım aldığına işaret ediliyor. Ancak savcılığın, cinayeti azmettirenlerin kimlikleri tam olarak saptanamadığı için MİT’in dahil olma derecesine karşı ihtiyatlı davrandığı belirtiliyor.
İlk kez MİT işaret ediliyor
İddianamede Fransız yargısı ilk kez, yabancı bir istihbarat örgütü olarak MİT’in Fransa’da siyasi bir suikastin organize edilmesine dahil olma ihtimalinden bahsediyor.
İddianamede şöyle deniliyor: “Birçok kanıt MİT’in cinayetin işlenmesinde ve hazırlanmasında dahil olduğu şüphesini doğuruyor. Ayrıca, Ömer Güney’in casusluk yaptığı, Türkiye’de bir ya da daha fazla kişiyle gizli bağlantıları olduğu tespit edildi. Bununla birlikte, soruşturmanın bu MİT ajanlarının bu olaylara resmi olarak, üstlerinden izinle mi yoksa kurumlarına haber vermeden barış sürecini baltalamak amacıyla mı dahil olduğunu araştırmadığını göz önüne almak gerekir.”
Türkiye bilgi paylaşmadı
İddianamede, Ömer Güney’in cinayetlerden altı ay önce üç kez Türkiye’ye gittiği de belirtildi. Bu gezilerde Güney’in gizli telefon görüşmeleri yaptığı, özellikle bir kişiyle yaptığı görüşmenin soruşturmada dikkat çektiği açıklanırken, Türk kurumlarının bu görüşmedeki kişinin kimliğini vermeyi reddettiği hatırlatıldı. Le Monde, bu nedenle Fransız yargısında suikaste Ankara’nın da dahil olduğu izleniminin oluştuğunu kaydetti.
Neden bu soruyu sordu?
Haber, iddianamede ilk kez böyle bir olasılığa işaret edildiğine vurgu yaparken, Ömer Güney’le ilgili şu zamana kadar öğrenilenlerin de bu ihtimali güçlendirdiğini belirtiyor. Le Monde, Güney’in yakalandığında cinayetlerle ilgili konuşmadığını, ancak yakalanmasının Paris’teki Türk büyükelçiliğini alarma geçirip geçirmediğini sormasının dikkat çekici olduğunu yazdı.
‘Erdoğan’ın çabaları boşa gitti’
Haberde, Ömer Güney’e ait bir ses kaydının ve bir belgenin ortaya çıktığı da hatırlatılarak, “Erdoğan’ın bu üçlü suikastla kendisi arasına mesafe koyma çabaları 14 Ocak 2014’te yayınlanan MİT’e ait bir iç yazışmayla ziyan oldu” denildi.
Ne olmuştu?
Paris cinayetlerinin katil zanlısı olarak cezaevinde bulunan Ömer Güney’e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı 14 Ocak 2014’te internet sitelerine sızdırıldı. Söz konusu kayıtta, iki MİT görevlisiyle konuştuğu öne sürülen Güney’in suikast için para istediğine yönelik ifadeler yer alıyordu.
Kaydın sızdırılmasından bir gün sonra ise MİT’e ait olduğu ileri sürülen bir belge yayınlandı. Filigranlı belgede, MİT’in Ömer Güney’e, Sakine Cansız’a yönelik suikast için 6 bin avro verdiği iddiası öne çıkıyordu.
Belgeyi doğrudan yalanlamayan MİT, söz konusu yayınlarla süreçte görev alan personelin deşifre edildiğini savunurken, olayla ilgili ‘iç soruşturma’ başlatıldığını duyurmuştu.
Spiegel: Paris cinayetleri nedeniyle Alman istihbaratı MİT’le arasına mesafe koydu
MİT ‘muhbir’ peşine düştü