Borcu çevirebilene, “Ekonomisini (birey, aile, şirket, kurum, ülke…) yönetebiliyor” denilen, bir dönem yaşanıyor…
En azından, “Yönetemiyor” denmiyor…
Buna ABD, Fransa, İtalya gibi ülkeler de dahil…
Örneğin ABD:
Temmuz ayında 432 milyar dolarlık açık, 10 ayda 2 trilyon dolarlık borçlanma ve 1.2 trilyon dolarlık faiz yükü…
Borcu çevirebilmek için “üretmek”;
Kapatabilmek ve/veya borçlanmamak için ise (-ki özvarlıkların/alacakların yoksa yüksek faizli borçlanma, çıkışı zor bir girdap) “talep edileni/edileceği, verimli üretmek” gerekiyor…
Temmuz ayı ihracatımız (geçtiğimiz yılın aynı ayına göre) yüzde 2.9 artışla 25.6 milyar dolar…
İthalatımız mı?
Yüzde 5.2 artışla 33 milyar dolar…
7 aylık dış ticaret açığı 61 milyar dolar…
Dolayısıyla yüksek faizli borçlanma da artıyor…
Eğitimden hukuka, ticaretten vergiye yapılmayan reformlar, ekonominin törpüsü olmaya devam ediyor…