Özetle bölünmüş Libya’nın geleceği hala karanlık. 2015 Süheyrat Anlaşması ile belirlenen yol haritası kişisel çıkarlar için heba edildi. 2021’deki de öyle.
Bütün bu süreçlerde Türkiye başat aktör olmaya çalıştı. Siyasi süreci belirlemek, askeri üs ve limanlar edinmek için Libya’nın bir parçasıyla meşruiyeti tartışmalı anlaşmalar yaptı. Geçici başbakanlar koltuklarını korumak ya da Hafter’e karşı kalkan edinmek için gönüllü veya gönülsüz olarak bu anlaşmalara imza attı. İddialı duruşuna rağmen gelişmelere etki etme kapasitesinin hayli sınırlandığı görülüyor.
Türkiye, Libya üzerinde kapıştığı aktörlerden Mısır ve BAE ile ilişkileri normalleştirirken Rusya ile gelgitler yaşıyor. Mısır, Rusya ve BAE BRICS’te Türkiye’nin üyeliğine ‘olur’ ya da ‘olmaz’ diyebilecek konumda. Ve herkes Türkiye’den uyumlu politikalar bekliyor. İşte yeni bir test sürüşü.
Dış politikada “Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” tekerlemesi dönmeye devam ediyor.