Faizle enflasyon aldı başını gitti, size de tavukla yumurta kaldı

 

 

mert yildizMERT YILDIZ 

mertyldz@gmail.com / Twitter: @my2048

Eski Merkez Bankası başkanı Durmuş Yılmaz, “Yüksek enflasyonun sebebi yüksek faiz değildir” dedi. Bu sözler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a soruldu, “Durmuş bey kendi işine baksın” dedi. Durmuş bey de, “Bakıyorum zaten… İşim bu” diye yanıt gönderdi.

Kim haklı? Ben iki tarafın argümanlarını yazayım, sonunda kararı siz verin.

Durmuş bey kampı (Klasik ekonomik teori)

Faizi artırırsanız enflasyon düşer. Çünkü enflasyon mal ve hizmet arzının mal ve hizmete talepten düşük olmasından kaynaklanır.

Faizi indirirseniz, hanehalkları daha fazla borçlanır, daha az tasarruf eder. Daha fazla borç ve daha az tasarruf, daha fazla tüketim demek. Daha fazla tüketim mal ve hizmete talebin artması demek.

Arz yeteri kadar çabuk ayarlanmadığı için talep arzı geçer ve enflasyon artar. Aynı şey faizi artırmak için de geçerli.

Yani yüksek faiz düşük enflasyon demek.

Eğer bu konuda yanılıyorsak dünyadaki hemen her merkez bankası yanlış yolda demek.

 Erdoğan kampı (Gibson paradoksu)

Faizi artırırsanız enflasyon artar. Ortada bir teori yok, gözlem var.

Faizin düşük olduğu dönemde enflasyon da düşük oluyor, faiz yüksek olduğunda enflasyon da yüksek oluyor.

Bu, Türkiye’ye özgü bir durum değil. Pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede aynı durumu gözlemliyorsunuz.

20150206-enflasyon

 

 

Bu durumu Durmuş beyin, “Bu teoriler doğru değilse kitaplarını yakalım” dediği Keynes bile inkar etmiyor. Hatta ‘Gibson paradoksu’ adını koyan da o (bu gözlemi ilk ortaya atan iktisatçı Alfred Gibson).

 

Bu ‘Faizi indir’ baskısı 2006 yılından kalma bir toplantıya dayanıyor. Zamanın Merkez Bankası başkanı, zamanın başbakanına bir sunumda yukarıdaki grafiği gösteriyor. Başbakan da, “Bakın işte faizi düşürünce, enflasyon da düşüyor” diyor.

 

Erdoğan’ın bu konudaki ısrarı aslında sırf gözleme dayanmıyor. Muhtemelen çevresindeki bütün iş adamları, ‘Üretim ve yatırım yapamıyoruz, çünkü faizler çok yüksek’ diyor. Kendi seçmen kitlesinin yani düşük gelirli kesimin de borç batağında olduğunu biliyor. O yüzden de, ‘Faizleri indirirsek hem iş adamlarının gönlünü yapmış olurum hem de seçmen kitlemde popüleritem artar’ diye düşünüyor Erdoğan.

 

Enflasyonun dayanılmaz cazibesi

Enflasyon borcu olan için bir ödül, tasarruf eden için de cezadır. Memlekette kimsenin tasarrufu olmadığı için, ‘Bırak enflasyon artsın’ denebiliyor. Ama kimsenin tasarrufu olmadığı için dışarıdan para gelmezse büyüyemiyoruz. Malum bir taraf tasarruf edecek ki diğer tarafa borç versin.

Son olarak Erdoğan bütün olayları siyasete bağlıyor. ‘Mayıs 2013’te faizler tarihi düşük seviyelerdeydi, 1,5 yıl içinde ne oldu da böyle arttı’ diyor.

 

Zaten önemli soru da bu! Erdoğan mı haklı Durmuş bey mi sorusunun cevabı faizlere son 1.5 yılda olanlarla ilgili.

Gezi ve 17 Aralık

Peki son 1.5 yılda faizler neden arttı?

İlk tokat Mayıs 2013’te Gezi Parkı protestoları ve ABD Merkez Bankası’nın muslukları kısacağını açıklamısıyla geldi. Sonrasında gerek 17 Aralık yolsuzluk soruşturması gerekse düşen büyüme, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki risk algısının artmasına neden oldu. Sattılar Türkiye’yi, çıktılar.

Onlar satınca dolar 2013 ortasında 1.8’lerden 2.0’lere fırladı. Özellikle 17 Aralık sonrası dolar tavan yokmuş gibi yükseliyordu ki Merkez Bankası para çıkışını durdurmak için bir şey yapması gerektiğini hatırladı. Bir gecede faizleri Erdoğan’ın sevdiği tarihi düşük seviye yüzde 4.5’tan yüzde 10’a çıkardı.

İşe de yaradı faiz arttırımı. Çıkışlar durdu, Türk Lirası 2.39’lardan 2.2’lere geriledi ama o eski 1.8’lere veya 2.0’lara hiç dönemedik. Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ithal ürünlerin fiyatını artırdı. Bu da enflasyonu…

Özetle tüketiminizin çoğunu ithal ediyorsanız ve kendi tasarruflarınız yoksa enflasyonu da faizi de kur belirler. Kuru da dışarıdan gelen para. Bu para da siyasi ve ekonomik istikrara gelir.

Ekonomide hem suçlu hem güçlü olmaz

Siz diktatörlük rüzgarları estirip yargının ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığını hiçe sayar, komşularınızla aranızı bozarsanız, yabancıyı küstürürsünüz. Enflasyon da faiz de artar.

Size sadece tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan diye tartışmak kalır.