Evren Devrim Zelyut: Bağcılar'a açık mektup

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kahramanmaraş Depremi’ni gördünüz. Hatay, Adıyaman ne hale geldi? Kefensiz, mezarsız binlerce can gitti… Çoğunu enkazla süpürüp attılar ardından bir Fatiha okuyan olmadı… Şimdi siz de ben de İstanbul’da en riskli semtte oturuyoruz. Bizim evlerimizi dönüştürmek yerine hâlâ Kanal İstanbul kazacağım diyenlere oy mu vereceksiniz?

Kanal’ın sağına soluna binlerce zengin konutu yapılacak biz ise burada ölümü bekleyeceğiz, buna razı mısınız? Depremden kurtulan sefalete yakalanacak, neden?

Sırf elinde Kur’an, dilinde dua var diye, ekonomiden, deprem riskine kadar her şeyde yanlışları olanlara destek mi vereceksiniz? Hem paranız hem canınız tehlikede. Ve biz devletin temeliyiz. Biz İslam’ın garantisiyiz. Kendimizi korumamız gerekmez mi?

O zaman yalanları, iftiraları bırakın bir kenara, devletin hazinesini yağma eden bir zihniyete karşı Kılıçdaroğlu’na oy verelim. O zaman ‘Kanal İstanbul’ ile hâlâ rant çıkarmaya çalışanlara karşı ‘Yaşam İstanbul’ diyelim.

O zaman ümmeti mezheple, ırkla bölmek isteyenlere dur diyelim. Devlet denilen emaneti yandaşlarına kaynak aktarmayacak Kılıçdaroğlu’na oy verelim. O zaman Kanal İstanbul’a dolgu malzemesi olmak yerine dönüşecek evlerimizde güven içinde oturalım.

Bağcılar! Bu ülkenin kaderi senin elinde…

Evren Devrim Zelyut’un yazısı