Kısacası Türkiye’nin karşısındaki iki terör örgütü de aslında Türkiye’nin onayı olmasa da ‘kabulüne’ muhtaç… Uzun vadeli siyasi bir analiz yaptıklarında, her iki örgütün de Türkiye’yi istedikleri noktaya getirmek üzere şiddet uygulamak isteyebileceğini, ama son kertede Türkiye’yi yanında tutmak isteyeceğini öngörebiliriz.
Mesele iktidarın bu fırsatı görüp görmediği, kullanmak isteyip istemediği…
Tam da yeni anayasanın ve başkanlık sisteminin sahneye çıkarıldığı bir dönemde, dokunulmazlıkların kaldırılması gündemdeyken Rıza Zerrab’ın tutuklanması Türkiye’yi ciddiyete ve uzun vadeli bakışa davet ediyor.
Zaman efelenme ve hamaset zamanı değil. Net bir hamleyle ülkeyi doğru dürüst bir demokrasiye taşıyarak Kürt meselesini bu zemine yerleştirme ve buna koşut olarak küresel büyük aktörlerle müşterek bir gelecek tahayyülünde anlaşma zamanı.