Çatışma her iki tarafın da lehine olmasına rağmen acaba niçin barışa doğru yüründü?
…Aranan cevap ‘uyum’ sözcüğünde gizli. Çatışmanın tarafları sadece birbirlerine ve kendi tabanlarına uyum sağlamak durumunda değiller. Aynı anda herkesi kuşatan genel çevre koşullarına da adapte olmak zorundalar. Yani eğer dünya genelde otoriter zihniyeti ‘beğenmemeye’ başlamış ve farklı bir zihniyete doğru kayma emareleri göstermekteyse, herhangi bir çatışmanın ‘makbul’ ve ‘doğal’ çözüm biçimlerinde de yeni ölçütlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir.
Böyle bir durumda yeni zihniyete uyum gösteremeyen taraf ‘arkaik’ olarak bulunmakla kalmaz giderek sadece yönteminde değil, taleplerinde ve argümanında da ‘haksız’ hale gelir. Dolayısıyla çatışmayı kaybetmemek için sürdürmek zorunda kalır, sürdürebilmek için ise zihniyetinizin değişimini içselleştirirsiniz. Bu arada dünyadaki genel değişimden de zaten etkilenmekte olduğunuz için, barışçı bir çözüm size çok daha normal gelecek ve hatta bunu becerdiğinizden memnun bile olacaksınızdır.