Etyen Mahçupyan: 'Kaçma hakkı' tanınması gibi bir garabete doğru mu gidiyoruz?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bütün bunlar olurken, palavra olduğu anlaşılan iddialarla suçlanan ama iddianamesi bir türlü yazılmayan Deniz Yücel, bir yıl tutuklu kaldıktan sonra, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının olmadığını kanıtlayan bir oldu bitti ile serbest bırakıldı…

Bu uygulamalar vatandaşlık aktini yıpratıyor. Devlete ve hukuka güven azalmasının suçsuz insanları kendilerini yargıya teslim etme konusunda tereddütlü kıldığını gözardı edemeyiz. Çünkü kendileriyle ilgili adil bir yargılanma yapılmayacağından, vatandaşlık sorumluluğu içinde davrandıklarında bizzat yargı tarafından suistimal edilebileceklerinden kuşkulanabilirler.

Ergenekon yargılamasında deliller suistimal ediliyor, suçlu ağı yaratılıyordu… Bugün benzer bir durum delile ihtiyaç duyulmadan hayata geçirilebiliyor. Ortada bu durumu düzeltme, hukuku adil kılma niyeti gözükmediğine göre, vatandaşlara yasal olarak ‘kaçma hakkı’ tanınması gibi bir garabete doğru mu gidiyoruz acaba?

Etyen Mahçupyan’ın yazısı