Anlaşılan AK Parti iktidarı başkanlığa giden süreçte oluşan devletçi koalisyonun gereği olarak, Kürt meselesinde yumuşak güçten uzaklaştı ve askeri yöntemlere sıkıştı. Bu dönüşüm PKK’nın devletle eş düzeyli ele alınabilecek bir özne gibi görülmesine neden oldu. PKK tüm Kürtleri temsil etmemesine rağmen, devlet örgütün tutumunu gerekçe göstererek Kürtlere bakışını değiştirdi. Tek vatan vs türü söylemler ise Kürt kimliğini dar bir vatandaşlık kalıbına sıkıştırma isteğini yansıttı. Söz konusu çift yönlü alan daralması, bugün dünya kamuoyunda Türkiye’nin PYD’ye mi yoksa genelde her türlü Kürt oluşumuna mı karşı olduğu konusunda kesin kanaat üretmeyi engelliyor.