Esfender Korkmaz: Dış açıklarda temel sorunlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

*Türkiye’nin Millî dış ticaret politikası yoktur. En fazla dış ticaret açığı verdiğimiz Çin’den teknoloji ithalatımız çok düşüktür. Siyasi iktidar Çin’den ithal edilen plastik eşya, bisiklet, deri, bavul gibi Türkiye de daha iyisi yapılan malların ithalatına kota uygulamıyor.

*Üretimde kullanılan ithal girdi oranı yüksek, İmalat sanayiinde yüzde 40 ve daha yüksek orandadır. İhracat malı üretiminde ise yüzde 70 ve daha fazla orandadır. Hükûmetin ithal ara malı ve ham maddeyi içeride üretmek gibi bir niyeti veya programı yoktur.

*Dış borçları çevirmek için yüksek faiz veriyoruz. Söz gelimi Varlık Fonu Dolar Tahvili beş yıllık yüzde 8,75 ve on yıllık yüzde 10’dur.

Altın ithalatına kota getirilmesi, ithalatı ve dış ticaret açığını kısmen düşürdü ve az ihtimal de olsa yastık altı altınların çıkmasına neden oldu. Buna karşılık;

*Altın ithalatçıları “Kota yüzünden külçe altının kilo başına fiyatı Türkiye’de uluslararası piyasalardan 3 bin dolar daha yüksek. Bulgaristan’dan, Yunanistan’dan, İran’dan yolcu beraberinde altın getiren, 3 bin dolar kazanıyor. Dövizimiz onlara gidiyor” diyor.

*Kota getirilmesi kaçak altın ticaretini artırdı.

Esfender Korkmaz’ın yazısı