20 Temmuz günü yazdığım yazının başlığı şuydu:
“Bakın Osman Kavala’nın adını nerede gördüm…”
“Yazınıza iki sebepten ötürü, çok üzüldüğümü söylemek istiyorum. O yazınızda sözünü ettiğiniz, 2008 tarihinde yeni başlamış olan Ergenekon davasıyla ilgili bildiri Hrant Dink cinayetinin yarattığı dehşet ve endişe ortamında yazılmıştı.”
“(Amacımız) Bu ortamda, yakın tarihin karanlık olaylarını aydınlatması umulan bir süreçle ilgili talepleri dile getirmekti.”
“Ama 2011 yılına gelindiğinde, dava sürecindeki uygulamalardan rahatsızlık duyduk ve bunu dile getirmek için 13 imzalı başka bir bildiri (daha) yayınladık. Bu bildiride eşimin ve benim de imzalarımız vardı.”