Bu ötelenmenin finansal ayağı 2008 krizinde çöktü. Covid-19 krizi de tedarik zincirlerini koparınca, ikinci ayak da çöktü; durgunluk aniden depresyona dönüştü. Tabii 1980’den bu yana finansal araçlarla hızlandırılan tüketim dalgasını, CO2 emisyonunu, doğanın tahribatını, küresel ısınma üzerindeki etkilerini, sıklaşan dev yangınlarla fırtınalarla, sıklaşan virüs salgınlarıyla ilişkilendirerek getirdikleri mali yükü de ‘ötelemenin bittiği’ yerdeki resme ekleyebiliriz. Bu dönemde yükselen toplumsal istikrarsızlıkları ırkçı, dinci ‘Yeni Faşizmi‘ de…
Bu örnekten hareketle şöyle bir öngörüde bulunabiliriz: AKP rejiminin salt kendi iktidarını, toplumsal mühendislik projesini ayakta tutabilmek için ekonominin sorunlarını öteleme çabalarının tükendiği noktada ülkeyi çok sert ekonomik ve siyasi çalkantılar bekliyor.