Erdoğan'ın miting analizi: Başbakan alakalı, alakasız bütün mağduriyetleri sahipleniyor

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim mitinglerinde yaptığı konuşmaları grafik-datalarla analiz eden Mahir M. Yavuz, “Erdoğan’ın en büyük ve tek rakibi, ona destek vermeyen herkes” diyor.

Yavuz, ilk mitinglerde göreceli olarak yumuşak olan eleştirilerin, İstanbul ve Doğu Anadolu mitinglerinde dozunu arttırdığını söylüyor.

Agos gazetesinden Emre Can Dağlıoğlu‘na konuşan Yavuz şimdiye kadar 22 Şubat – 11 Mart arasında 23 ilde gerçekleştirilen konuşmaları değerlendirmiş.

Mağduriyetleri sahipleniyor, eleştirileri atlıyor

New York’ta yaşayan tasarımcı ve araştırmacı Yavuz, “Erdoğan, alakalı, alakasız bütün mağduriyetleri sahiplenirken, kendisi iktidarda olmasına rağmen hiçbir eleştiriye yer vermiyor” diyor.

20140303 erdogan

Yavuz’un tespitleri kısaca şöyle:

– Metinlerden göründüğü kadarıyla Erdoğan’ın en büyük ve tek rakibi, ona destek vermeyen herkes. Ona göre ‘bunların’ hepsi birlikte hareket ediyorlar. Birkaç kez ‘paralel yapı’nın Gezi’nin bir devamı olduğunu ve Geziciler, CHP ve MHP’nin de bunlarla birlikte hareket ettiğini söylüyor.

Paralel yapı, yatırımlar, Geziciler en sevdiği konular

– Yerel seçim vaatlerinin kesinlikle ön planda olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Konuşmaların ana ekseninde birkaç konu öne çıkıyor. Bunlardan birisi ‘paralel yapı/devlet/örgüt’ ve bununla olan mücadele. Bir diğeri, şu ana kadar yapılmış olan yatırımların miktarları; hangi projeye ne kadar para harcandığı. Hem yeni para hem de eski parayla son derece fazla rakam veriliyor, gerek yatırım bütçesi, gerekse örneğin kaç kilometre duble yol yapıldığı gibi. Bir başkası da CHP ve MHP’nin birlikte hareket ettiği konusu. Bu koalisyona ara ara ‘Geziciler’ BDP, DSP gibi diğer partilerde eklenebiliyor.

20140304 erdogan

– Bütün şehirlerde hemen hemen herkese kardeşlerim diye sesleniyor. CHP’nin oy oranı yüksek olan yerlerde CHP’ye, MHP’nin oy oranı yüksek olan yerlerde de özellikle MHP’ye yönelik eleştirilerde bulunuyor. Oldukça fazla miktarda ‘biz’, ‘ben’, ‘benim’, ‘bizim’, ‘yaptık’ ve ‘ettik’. Menderes ve Said-i Nursi başta olmak üzere, muhafazakâr Türkiye tarihine dair birçok figürden de bahsediyor: Fatih Sultan Mehmet, 1071 Malazgirt…

‘Halk terimlerini özellikle kullanmıyor’

– Cemaat ile giderek sertleşen bir çatışma dili var. İlk mitinglerde, daha az ve göreceli olarak yumuşak olan eleştiriler, İstanbul ve Doğu Anadolu mitinglerinde artık iyice dozunu arttırmış durumda. Mümkün olan her kanaldan ciddi çatışma argümanları kullanıyor. Eski seçimlere konu olan retoriklerini de, tamamen cemaate endeksli bir kurguya çevirmiş.

– Bu çatışma dilinde benim dikkatimi çeken en önemli husus ise Erdoğan halkın kullandığı bazı terimleri özellikle kullanmıyor. Kendi seçtiği kelimeleri kullanıyor, üslubuyla bunu bir söyleme dönüştürüyor ve tekrar ederek pekiştiriyor. Örneğin, ‘Pensilvanya’ terimi, 28 Şubat’ta Balıkesir’de çıkan ve sonra her mitingde tekrarlanan bir terim.