Erdoğan'dan Cemil Bayık ricası: Bana meydan okuyup durmasın

 

Gezi eylemleri nedeniyle İmralı heyetinden çıkarılıp PKK lideri Abdullah Öcalan’ın isteğiyle yeniden alınan dönemin BDP’li vekili Sırrı Süreyya Önder’e o dönem başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın, İmralı vizesini vermeden önce söyledikleri ortaya çıktı: “Cemil’e (Bayık) söyle bana meydan okuyup durmasın.”

ocalan - erdogan

ANF’den Amed Dicle, 14 Mart 2015’e kadar Öcalan’la yapılan İmralı toplantılarının detaylarının yer aldığı ve Avrupa’da basılan ‘Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa’ (İmralı Notları) kitabından notlar paylaşmaya devam ediyor.

Dicle, daha önce de Öcalan’ın, Habertürk gazetesi yazarlarından Nihal Bengisu Karaca’yı gözünün tutmaması üzerine izleme heyetinde istemediğini ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu deneyimsiz, yüzeysel ve tarihi bilmiyor olarak nitelendirdiğini yazmıştı.

Dicle’nin haberine göre İmralı tutanaklarında Öcalan, Ocak 2013’te görüştüğü MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a, Gezi nedeniyle çıkarılan HDP’li Önder’in heyette olması gerektiğini söyledi.

Bunun üzerine dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, Önder’i görüşmek için davet etti. Erdoğan’ın yanında başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan vardı ve görüşme üç saat sürdü.

Görüşmede Gezi konuşuldu

Görüşmede Gezi olayları konuşuldu ve sonrasında Önder, İmralı heyetine yeniden dahil edildi.

9 Kasım’da yeniden İmralı’ya giden Önder, Öcalan’a, Erdoğan’a süreç hakkında ne düşündüğünü sorduğunu ve karşılığında “Cemil’e söyle bana meydan okuyup durmasın” cevabı aldığını anlattı.

Kitaba göre Öcalan, bu duruma gülerek karşılık verdi ve şöyle konuştu: “Türk işi kabadayılık. Cemil’i ben uyaracağım, Başbakanı da siz uyarın. Bu işleri bu üslupla olmaz.”

‘Suriye içinde Kürtleri eritmeyeceğiz’

Ayrıca Öcalan, o dönemde de Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt devletinin kurulmasını ‘kırmızı çizgisi’ olarak nitelendiren Başbakan Erdoğan’a sinirlenerek şunları söyledi: “Biz de merkezi Suriye devleti içinde Kürtleri asla eritmeyeceğiz. Bu da bizim kırmızı çizgimizdir! Anti-Kürt ittifakı sürdürülürse savaş kaçınılmaz olur. Ben onlara da, (devlet heyetine) Suriye’de beraber ittifak yapalım, dedim. Davutoğlu iki yıl kaybettirdi. Rojava’da bir sonuç alacaksa benimle görüşme yapacaklar. Ben oraya yirmi yılımı verdim. Kimse oraları benim kadar bilemez. Esad da beni ailece tanır. Esad’la işbirliği yapan asıl onlardı. Konuşturmasınlar beni! Önce Esad ‘süper kardeş’ti. Öpüşmeler, sarılmalar, eşler düzeyinde ziyaretler falan. Sonra Esad düşman oldu. Küstahlıktır bu!”