Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, şu anki haliyle Birleşmiş Milletler’den (BM) ‘adalet’ beklemediğini söylerken Suriye’de el artırarak Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın hükümranlığına son vermekten söz etti: “Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik.”

Erdoğan son olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik görüşmelerinin geçici olarak askıya alınmasına tavsiye eden Avrupa Parlamentosu’na (AP) meydan okumuş, “Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur” demişti.
‘İslam dışında belirleyici akım arayışı çok kötü yere götürür’
Erdoğan ‘Parlamentolararası Kudüs Platformu: Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu’nda konuştu.
Sayısının 1 milyar 700 milyon olduğunu söylediği Müslümanların 193 ülkeli BM’de temsil edildiğine inanmadığını savunan Erdoğan, dünyanın kaderinin BM Güvenlik Konseyi’nde yer alan beş ülkenin ‘iki dudağının arasında’ olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Demokratik hakkımız neyse almalıyız, mücadelesini vermeliyiz. Bugün şartlar değişti, bugünün şartlarına göre BM Güvenlik Konseyi’nde 20 üye mi var, 20 üyesi olacak dönerli olacak. 20’nin 10’u iki yılda bir değişecek. Sürekli bu değişiklik yapılarak hem kıtaların temsili sağlanmalıdır, hem inanç gruplarının temsili sağlanmalıdır. BM adalet tesis edecekse bu böyle olur. Şu andaki haliyle ben BM’den adalet beklemiyorum. Suriye meselesinde BM adım atabiliyor mu? Bana göre 1 milyona yakın insan öldü. Bizim asabi bir milliyetçiliğe olumlu bakmamız mümkün değil. Mezhepçiliği bir kenara bırakacağız. Biz İslam’ın dışında başka belirleyici akım arıyorsak çok kötü bir yere doğru gideriz. Irak’ta, Suriye’de mezhep çatışmaları, buna seyirci kalalım mı? Hissi, duygusal davranmayalım, atmamız gereken adımları atalım.”
El artırdı
Erdoğan Türkiye’nin Suriye’deki pozisyonu anlatırken el artırarak Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın hükümranlığına son vermekten söz etti: “Bizim Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar, bunu sağlamak için. Yani orada bir adaletin tesisi için varız. Devlet terörü estiren zalim Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik, başka bir şey için değil.”
‘Kalıcı barışın yolu Filistin devletinin kurulması’
İsrail’de ‘ezanın hoparlörlerden okunmasını yasaklayan yasa tasarısı’nın tartışılmasını tehlikeli bulduğunu belirten Erdoğan şunları söyledi: “Bu uygulama yalnızca Filistinlileri değil, tüm Müslümanları rencide etmektedir. Bu konuda endişelerimizi, böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne tür tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini İsrailli yetkililere ilettik. Kalıcı barış için tek yol 1968 haritası temelinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır. Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısını 137’nin üzerine çıkarmamız gerekiyor. Bu bir insanlık vazifesidir. Filistin’in İsrail ile aynı şekilde temsil edilmesini sağlamalıyız.”
Erdoğan’dan OHAL sinyali: Belki üç ay, belki üstüne üç ay daha uzatacağız
Erdoğan’a göre AB ‘tatlı su demokratı’: Erdoğan bu zihniyete karşı diktatördür
Reuters’a konuşan analist: AB’nin de Erdoğan’ın da açıklamaları popülist
Alman sözcü ‘icraate bakıyor’: Her iki taraf da göçmen anlaşmasına sadık
Erdoğan’dan AP’ye: Bana bak! İleri giderseniz sınır kapıları açılır
Yıldırım’ın Avrupa ‘tesellisi’: Zaten çok sıkı fıkı değildik
Bakan Çelik’e göre AP kararı ‘vizyonsuz’: Avrupa’nın iç krizinin Türkiye’ye yansıması
Avrupa Parlamentosu: Türkiye’yle müzakereler geçici dondurulsun