Erdoğan, Resmi Gazete'ye göre hala 'başbakan'

 

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 15 Ağustos’ta mazbatasını vermesiyle birlikte milletvekilliği otomatik olarak düşen, dolayısıyla başbakanlık sıfatı taşımayan Tayyip Erdoğan’ın, 17 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de hukuku çiğneyerek başbakan sıfatıyla atama kararlarına imza attığı ortaya çıktı.

Çiğdem Toker bugün Cumhuriyet’teki köşesinde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Askeri Yargıtay ve Genelkurmay Başkanlığı’na yapılan atamaların tarihlerinin 16 Ağustos olduğuna dikkat çekti.

Toker, “Bu tarih; Yüksek Seçim Kurulu’nun Cumhurbaşkanlığı seçimine dair kesin sonuçları ilan ettiği; bu sebeple, milletvekilliği ve dolayısıyla Erdoğan’ın başbakanlığının düştüğü 15 Ağustos’tan bir gün sonrası demek” diye yazdı.

resmi gazete erdogan

‘Atamaların aciliyeti neydi?’

Toker, kararnamede Abdullah Gül’ün imzasının bulunmasını da eleştirdi. Toker, Erdoğan’ın başbakan sıfatının düşmesine nedeniyle Gül’ün ‘gereğini ve görevini yapması gerekirken‘ hiçbir sakınca yokmuş gibi imza attığını vurguladı.

Prof. Levent Köker: Erdoğan’ın vekilliği de AKP’liliği de YSK sonucu açıkladığı an sona ermeli!

Atamalardaki şaibeye de dikkat çeken Çiğdem Toker şu ifadeleri kullandı; “Zira Erdoğan, başbakanlık sıfatının düştüğünü bile bile, 16 Ağustos tarihli bu atamalarla ‘İşte kendi başkanlık sistemimi böyle zorlaya zorlaya dayatırım’ mesajını vermek istiyorsa, tamam. Peki ya böyle değilse? Bu atamaların ‘gri bir zaman dilimi’nde, dün yayımlanmasını zorunlu kılan aciliyet nedir, insan gerçekten merak ediyor.

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

YSK kararı da yayımlanmadı

YSK Başkanı Sadi Güven, 15 Ağustos’ta Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı mazbatasını TBMM Başkanı Cemil Çiçek’e vermişti. Bu hamleyle Erdoğan’ın Meclis üyeliğinin ve AKP’yle ilişkisinin de sonlanması gerekiyordu.

Söz konusu Resmi Gazete, bu YSK kararını yayımlamadığı için de hukuksuzluğa imza attı. Çünkü, mazbata TBMM’ye teslim edildikten sonra, ilgili kararın Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Toker, “Resmi Gazete bu; zaten ezelden beri Başbakanlık’a bağlı. Ne Başbakan’a bağlamak için ‘havuz oluşturma’, ne de milyar dolarlık altyapı proje karşılığı müteahhide ‘satın aldırma’ gibi zahmetli işlere lüzum var. 2007’den bu yana, hemen her seçim öncesi ve sonrası, önüne işten çıkarılacak yazar ve muhabir listesi giden ‘yarı resmi’ gazetelerden mi aşağı kalacak” diye yazdı.