Enver Şat: Enerji, yurttaşın temel hakkı görülmeli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün kurulan panellerin ömrü ortalama 25-30 yıl olarak kabul ediliyor. Peki, sonra ne olacak? Bu paneller söküldüğünde camı, alüminyumu, bakırı, silisyumu geri kazanılacak mı? Ağır metal içeren özel paneller güvenli biçimde ayrıştırılacak mı? Yoksa bugünün “yeşil yatırımı”, yarının kontrolsüz atık sorununa mı dönüşecek? Bunu önlemek için; geri dönüşüm daha bugünden zorunlu ve planlı hale getirilmelidir.

Elektrik üretiminde; toplum yararı gözetilerek yapılan uygulamalarda, yenilenebilir enerji, fosil yakıtlara göre tercih edilmelidir. Fosil yakıtlı araçlarla, tam elektrikli araçların karşılaştırmasını yapacak olursak, elektrikli araçların topluma bıraktığı yük daha azdır, tercih edilmelidir. Bu tercih kapitalist sermayedarlardan birini tercih etmek olarak anlaşılmamalıdır.

Türkiye güneş enerjisinde büyük bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıp, halkın elektrik faturasını düşürebilir, sanayide, tarımda ve konutlarda daha temiz bir enerji düzeni kurulabilir. Ama bu konu özel sektörün insafına bırakılamaz. 

Çünkü enerji bir meta değil, yurttaşın temel hakkı olarak görülmelidir.

Güneş halkındır.

Rüzgar halkındır.

Su, toprak, madenler ve enerji kaynakları halkındır.

Bu kaynaklar, toplumun yararı gözetilerek planlanmalıdır.

Enver Şat’ın yazısı