Irkçılık deyince, kimse kendine bunu yakıştırmıyor da bilinçaltında, cümlelerinde kimin kim olduğunu anlıyoruz. Hâlâ “Kürt sorunu yoktur” diyenlerle karşılaşıyoruz, bu ülkenin birlikte yaşama sorunu var, derin hem de! Eskiden kendini ülkenin sahibi sayan asker, bürokrat çevre sanırım artık meseleyi kavramıştır. Bu insanların köyleri yakıldı, bok yedirildi, dilleri yasaklandı. Sınırdan geçen suçsuz köylüler bombalandı.
(…)Çok büyük zekâ gerektirmiyor aslında durumu anlamak. Bir sabah kalktığınızda diliniz yasaklansa nasıl hissedersiniz mesela ya da oy verdiğiniz partinin genel başkanı içeri atılsa, çocuklarıyla bile görüştürülmese…