Konvoylar oluşturuldu, trafik altüst edildi… Restorana topluca gelip kamera çekimi bile yaptılar. Bay diktatör, yemeği bitince kutusunu çıkarıp bir puro yaktı… Markası kutunun üzerinde yazıyordu ve özel olarak kendisi için üretilmişti. “Nicolas Maduro.” Halkı sürünürken kendisine özel üretim purolar yaptırıyor ve hiç utanmadan onları tüttürüyordu! Merak bu ya, bu yemeğin binlerce dolar tutan ücreti ödendi mi? Ya da eğer ödendi ise kim tarafından, veya örtülü ödenekten mi?
Diktatörün İstanbul’da bir et lokantasında sergilediği bu görgüsüz tavırlar, ülkesini de karıştırdı. Halk kesimi ve muhalefetin ses çıkarmasına izin verilmeyen temsilcileri bu görgüsüzlüğü kınadılar…
Bu gibi hırsız diktatörler, genelde ordularını da kafakola almayı başarmıştır… Dünyanın hangi bölgesinde olursa olsun başkalarına kulak vermezler. Halk eziliyormuş, onlara ne!.. Altlarında özel uçaklar, her türlü hırsızlık, yolsuzluk, lüks, şatafat, onların en önde gelen ortak özelliğidir. Günümüzde Maduro onlardan sadece biridir.