• ROTA
  • 9 SORUDA
  • DİKEN ÖZEL
  • GÜNÜN 11’i
  • DİKENLİK
  • AKŞAM POSTASI
  • VPN HABER
  • ENGLISH

Diken

Yaramazlara biraz batar!

  • VİTRİN
  • AKTÜEL
  • EKONOMİ
  • ANALİZ
  • DÜNYA
  • MEDYA
  • KEYİF
  • YAZARLAR
  • SANAT
  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Dindar muhafazakarlar neden suskun?

12/01/2022 20:41

İHSAN DAĞI

@ihsandagi

20 yaşında bir tıp öğrencisi olan Enes Kara’nın intiharı çok üzücü. Herkesin dersler çıkarması gereken bir olay. Başta da ailelerin, cemaat ve tarikatların ve de devletin.

Konuyu bildik dindarlar-laikler tartışmasına getirmemek en rasyonel yol olabilirdi ama en zoru da bu. Cemaat mensubu dindar bir ailenin cemaat yurdunda intihar eden, paylaştığı videoda da kaldığı yerde karşılaştığı psikolojik baskıları anlatan bir öğrencinin hikayesi kaçınılmaz olarak laiklik-dindarlık eksenine evriliyor. Laik kesimler ‘Cemaatler-tarikatlar kapatılsın’ talebini dillendirirken dindarlar da toptan savunmaya geçiyor.


Hangi kesimden gelirse gelsin, bir gencin intiharıyla sonuçlanan olaylar zincirine tepki gösterilmesi anlaşılır bir durum. Asıl dikkat çekici husus, dindar-muhafazakar çevrelerin sessizliği.

Bir genç intihar etmiş, cemaate mensup bir ailenin çocuğu cemaatin yurdunda hayatına son vermiş ama hala suskunlar. Bir ölümün ardından ‘Bizim bir kabahatimiz, kusurumuz, sorumluluğumuz var mı?’ sorusunu bile sormuyorlar.  

Dindar çevrelerin, cemaat ve tarikat mensuplarının da Enes Kara’nın intiharına tepki göstermesi beklenirdi ama suskunlar. Bu çevrelerin yurtlarında veya evlerinde kurduğu ‘katı rejim’le yüzleşmesi için acı bir uyarı Enes Kara’nın intiharı.

Kendi mensuplarının çocukları ellerinde ölürken hiçbir şey olmamış, her şey normalmiş gibi davranılır mı? Bu gençler size emanet edilmiş. Onlara sunduğunuz ortam, yaşam koşulları, dini söylemi vs. demek ki sorunlara hem de bir insanın hayatına kıymasına varan dramatik sorunlara dönüşüyor. Bunlar üzerinde düşünmek, tartışmak, ‘rejiminiz’le, din anlayışınızla, dindarlık pratiğinizle, din eğitiminizle yüzleşmeniz gerekmez mi?  

Dindarların, egemenliklerindeki alanlarda kurduğu ‘rejimleri’ sorgulamak yerine tümüyle savunmaya geçtiği görülüyor. Siyasette yaptıklarını toplumsal yaşamda da sürdürüyorlar, kendilerinden olana eleştirel bakmıyorlar. Eleştiri dışarıdan gelince de duymazdan görmezden geliyorlar.

Öyle de olsa söylenecek, evlerinizde, yurtlarınızda gençlerin birey olmalarına, kendi tercihlerini yapmalarına, görüşlerini ve inançlarını söylemelerine izin vermiyorsunuz. Varlıklarını, kişiliklerini ve öznelliklerini yok edip ‘mümin’ olmasını bekliyorsunuz.

Enes Kara’nın bütün o zorlanan ritüelleri anlattıktan sonra söyledikleri unutulmaz: “Özgürlüğünüz elinizden gitmiş gibi hissediyorsunuz. Çok kötü bir durum. Gerçekten dayanılmıyor bir yerden sonra.”

Özgürlük nerede sizin din anlayışınızda? Kölelerden oluşan bir müminler kalabalığı mı istediğiniz? Tercihlerin, iradenin yeri yok mu dininizde?

Mensuplarınızı zorladığınız yaşam biçimi ‘totaliter’. Karışmadığınız, belirlemeye, düzenlemeye kalkışmadığınız bir alan yok. Tıbbiyeli o gencin anlattığı bütün o ritüellerin aslında bir otorite inşası olduğunu görmemek imkansız. Amaç, dindar insanlar değil, cemaatlerin, tarikatların, siyasetin buyruklarına itaat eden insanlar yetiştirmek.

Bunu devletin imkanları, destekleri ve teşvikleriyle yapmak ise konunun bir başka boyutu. İktidar yaklaşık 10 yıl önce ilan etmişti, ‘dindar nesil yetiştirmek’ amacını. Bunu bir yandan kendisi devletin resmi kurumlarıyla yapıyor, öte yandan da müttefik cemaat ve tarikatlar aracılığıyla. Bir toplum mühendisliği bu. İktidarlarının ve ikballerinin sürekliliğini dinsellik üzerinden kendilerine itaat eden nesillerde arıyorlar.

Beyhude bir uğraş. Her toplum mühendisliği girişimi gibi başarısız olacak. Kendi çocuklarına yeniliyorlar, yenilecekler…

Kategori:Agora

Tüm yazılar: İhsan Dağı

SON HABERLER

Boğaziçi’nde ‘kayyım’ın barınak oyunu

Boğaziçi Üniversitesi ‘kayyım yönetimi’ yerle bir ettiği hayvan barınağı okuldan tamamen çıkartmak için ‘plan’ yapıyor. Yönetim, ilgili komisyona yandaş atama yaparken okul civarındaki ev sahiplerine hayvanların ‘gideceğini’ söylüyor.

Cengiz Çandar: 2001’de AKP’den teklif gelse kabul edebilirdim

Cengiz Çandar, ‘AKP’den 2001’de teklif gelseydi kurucuları arasında olmayı kabul eder miydiniz?’ sorusuna ”Edebilirdim” yanıtını verdi.

‘Müteahhit avı’: Tutuklu sayısı 332’ye çıktı

17 Nisan itibariyle tutuklu sayısı 332.

Otomotiv: Türkiye, AB’ye ihracatta liderliği Çin’e kaptırdı

Türkiye, ‘Avrupa’nın en çok otomobil ithal ettiği ülke’ unvanını Çin’e kaptırdı. Çin ihracatı bir yılda iki kattan fazla artırdı.

Sudan’da çatışma büyüyor: Ölü sayısı 83’e yükseldi

Sudan’da ordu ile paramiliter güç Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmalarda dün 83 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Ekonomist Ağaoğlu: Çift kur durumuna gelindi

Ekonomist Ali Ağaoğlu, Merkez Bankası’nın belirlediği politika faizi ile piyasa faizi arasındaki makasın açılmasından sonra kur cephesinde de çoklu fiyatın ortaya çıktığını söyledi.

Bu sefer seçim öncesi: Hürriyet yine Albayrak’ı hatırlattı

Hürriyet gazetesi, İstanbul Finans Merkezi bankalar etabı açılışı öncesi eski bakan Berat Albayrak’ı hatırlatarak, projenin arkasında onun da imzasının bulunduğunu yazdı.

Demirtaş: İnce’ye oy vermekle Erdoğan’a oy vermek arasında fark yok

Selahattin Demirtaş, ”Bugünkü seçim matematiğinde İnce’ye oy vermekle Erdoğan’a oy vermek arasında fark yok” dedi.

Van’da 4 büyüklüğünde deprem

Van’da saat 07:07’de 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Fuat Oktay: Kızılay’ın çadır satmasına üzüldük

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, deprem sonrasında çadır satışına üzüldüklerini belirterek “Kızılay’ın kendi genel kurulu vardır. Orada zaten gerekli tedbirler, gereken yapılır” dedi.

Bir insan hem tarikat yurdundan, hem laik Cumhuriyet ve demokrasiden yana olabilir mi?
Bilenleri bir araya getirmek

Ara

DİKEN’İ TAKİP EDİN

Osman Kavala 1994 gündür hapiste

YAZARLAR

Macron’u ciddiye alalım mı?

Bahadır Kaynak

Ekmek arası duygu

Psk. Dr. Feyza Bayraktar

Sandıkta hile olur mu?

Levent Gültekin

Cuma saati geldiğinde kendisini odaya kilitleyen akademisyenlerin üniversitesi!

Murat Sevinç

Bu cehennemden HDP’siz çıkış yok!

Dağhan Irak

Enflasyon bir canavar ama bizimkisi en kötüsünden, acaba niye?

Pelin Yenigün Dilek

Göktaşından elde edilen gelirin zekâtı var mı?

Murat Sevinç

GÜNÜN 11’İ

İbrahim Kahveci: Meğer suçlu kasapmış

Servet Yıldırım: Menemen endeksi

Alaattin Aktaş: Meğer faizi indirince fiyatlar gerilemiyormuş

Ünal Özmen: İnce hiçbir şey söylemeden çok şey anlatıyor

Evren Devrim Zelyut: Borsada 20 yılda bir gelen fırsat

Orhan Bursalı: Kurtlar pusuda

Can Ataklı: Büyük bir pişkinlikle oturuyor

Nagehan Alçı: Bu sözleri alkışlıyorum, bravo Akşener!

Fatih Altaylı: Kınık’ı orada tutan güç nedir!

Murat Muratoğlu: Hiç utanma emaresi de göstermiyorlar

Rahmi Turan: İktidar, umudunu Muharrem İnce’ye bağladı

Bir saatte çektiği şınavla dünya rekoru kırdı

Etkili egzersiz sağlam ayaklardan başlıyor: 9 hareketle güçlendirin

Mağarada 500 gün: Örgü ördü, kitap okudu, denek oldu

Kağıt uçakla en uzun mesafe dünya rekoru kırıldı

Japonya, turizm geliri için kumarı serbest bırakıyor

Haluk Levent Time dergisini reddetti

Prens Harry babasının taç giyme törenine yalnız katılacak

Gerard Depardieu 13 kadın tarafından cinsel saldırıyla suçlanıyor

Mayalar ‘Pelota’ skorunu bu taşa kaydetmiş

  • VİTRİN
  • AKTÜEL
  • EKONOMİ
  • ANALİZ
  • DÜNYA
  • MEDYA
  • KEYİF
  • YAZARLAR
  • SANAT
  • SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
  • AGORA
  • DİKEN’E TAKILANLAR
  • BİRİNCİ SAYFALAR
  • GÜNÜN 11’i
  • AKŞAM POSTASI
  • BU GAZETE…
  • DİKEN 5 YAŞINDA
  • KÜNYE
  • İLETİŞİM
  • Email
  • Facebook
  • Pinterest
  • RSS
  • Twitter
  • Vimeo
  • YouTube

"Genç gazeteci arkadaşlarıma! Bu meslek yorucu bir meslektir. Ama, insan büyük bir zevkle çalışır. Kalemine daima efendi kal, uşak olmamaya gayret et. Mecbur kalırsan kır, sakın satma." Sedat Simavi