Dilek Leblebici Teker: YZ yatırımlarında asıl mesele, bu sermayenin ne ka­dar verimlilik yaratacağı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

YZ yatırımlarında asıl mesele artık ne kadar para harcandığından çok, bu sermayenin ne ka­dar verimlilik yaratacağı. Burada iki farklı se­naryo öne çıkıyor. Eğer YZ kullanımı beklen­diği şekliyle şirketlerin maliyetlerini düşürür, verimliliği ve gelirleri artırırsa, bugün yapılan büyük yatırımların karşılığı alınabilir. Üstelik kazananlar yalnızca YZ teknolojisini geliştiren şirketler olmayabilir. Rekabet YZ hizmetlerini ucuzlattıkça, finans, sağlık, sanayi ve perakende gibi teknolojiyi kullanabilen sektörler de bu pas­tadan pay alabilir.

Olumsuz senaryoda ise riskle­rin etki alanı daha da genişleyebilir. Şirketler YZ yatırımlarından bekledikleri geliri ve verimlilik artışını sağlayamazsa yüksek sermaye harcama­larının hızla sorgulanmaya başlanacağı, sadece teknoloji şirketlerini değil; çiplerden veri mer­kezlerine, enerjiden elektrik altyapısına kadar YZ yatırım döngüsünden beslenen geniş bir eko­sistemi etkileyecek olumsuz bir tablo ortaya çı­kabilir.

Yüksek reel faizlerin devam etmesi de bu bas­kıyı artırarak özellikle yüksek değerlemeli ama nakit akışı zayıf şirketlerde daha sert fiyat dü­zeltmelerine neden olabilir. Dolayısıyla hangi şirketin ne kadar YZ yatırımı yaptığından ziya­de, bu yatırımların nakit akışına dönüşü ilk kri­ter olacak. Özetle, YZ’ye yatırım yapmak değil, YZ yatırımını sürdürülebilir nakit akışına dö­nüştürenler zirvede kalacak.

Dilek Leblebici Teker’in yazısı