Devletin 'bilgi verme' politikası: Bileceksin de ne olacak?

 

Demokratik toplumların olmazsa olmazlarından ‘bilgi edinme hakkı’nın Türkiye’de esamesi okunmuyor. Devlet kurumlarının yaklaşık olarak yarısı, 4982 sayılı ‘Bilgi Edinme Hakkı Kanunu‘nu hiçe sayıyor.

Gorselİstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi, 16 Mart Uluslararası Bilgi Edinme Özgürlüğü Günü’nde, ‘Türkiye’de Bilgi Edinme Özgürlüğü: Devlet, Medya ve Vatandaş‘ adlı araştırmanın sonuçlarını açıkladı.

Resmi tablonun tam tersi

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun 2012 ve 2013 yıllarında yayınladıkları raporda devlet kurumlarına sorulan soruların yüzde 93’üne olumlu, yüzde 4’üne kısmen olumlu, yüzde 3’üne olumsuz yanıt verildiği belirtilmişti. 2013 ve 2014 yılı raporları yayımlanmazken, Bilgi Üniversitesi’nde yapılan araştırma tam tersi bir görüntü ortaya çıkardı.

Araştırmada 100 devlet kurumuna yöneltilen “2014 yılında kuruma ayrılan bütçenin ne kadarı harcanmıştır?” sorusuna yüzde 58, “Kurumda kaç adet makam aracı bulunmaktadır?” sorusuna yüzde 62, “Kurum aleyhine açılmış ve sürmekte olan kaç adet dava bulunmaktadır?” sorusuna ise sadece yüzde 57 olumlu yanıt alınabildi.

Bilgi Edinme Özgürlüğü Araştırma Raporu - Basın Özeti (dragged)Bilgil vermekle yükümlü kurumların bazıları söz konusu verileri paylaşmanın kanun dışı olduğunu iddia ederken, bazılarının da araştırmacılara, “Bu bilgileri ne yapacaksınız?”, “Nerede kullanacaksınız?” gibi sorular yönelttiği ifade edildi.

Medya da bilgi edinemiyor

Benzer bir durum medya taramasında da ortaya çıkıyor. Konuyla ilgili son altı ayda medyada yer alan haberlerin yüzde 70’inde bilgi edinme hakkının kullanılamadığı saptandı. Haberlerin sadece yüzde 30’unda bilgi edinme hakkının kullanıldığı ve vatandaş açısından pozitif bir gelişme yaşandığı belirtildi.

Bilgi Edinme Özgürlüğü Araştırma Raporu - Basın Özeti (dragged) 1

Vatandaş: Ancak sızıntı olursa öğreniriz

Araştırmaya katılan vatandaşlar, bilgi hakkını ekmek ve su gibi temel bir ihtiyaç olarak değerlendirirken, öğrenci, serbest çalışan ve beyaz yakalılar şeklinde üçe ayrılan odak grupları, kamu kurumlarından bilgi almanın zor olduğunu dile getirdi.

Bilgi edinme söz konusunda öğrenciler devlet için “Devlet, babam gibi, ona karşı çıkarsam çok kötü olur”, esnaf  “Devletle platonik bir ilişkim var, ona açılamıyorum”, beyaz yakalılar ise “Devlet babamız olduğu için bize bilgi vermez, ancak sızıntı olduğunda öğrenebiliriz” diye görüş belirtti.