Erdoğan bugün yaptığı konuşmada vaat ettiği siyasi vizyonu hayata geçirebilecek şekilde fabrika ayarlarına dönebilir mi? Ya da halkımız bu vaatlere inanır mı? Mesela, yargıçlarının önemli bir bölümünün AK Parti teşkilatlarından gelen hakimlerden oluştuğu, yargının yürütmeden aldığı talimatlarla karar verdiği bir ortamda “adalet” kavramından söz edilebilir mi? Mesela enflasyonun arşa çıktığı, insanların hayat pahalılığı karşısında inim inim inlediği bir ortamda mevcut ekonomi politikalarını sürdürerek “kalkınma ve refah” mümkün mü? En ufak bir eleştirinin, protestonun, yürüyüşün, hak arayışının şiddetli müdahalelerle karşılaştığı, gazetecilerin her türlü yaptırımla ve yıpratılmayla muhatap olduğu, güvenlik gerekçesiyle konserlerin iptal edildiği bir ortamda “özgürlük” olur mu? Devlet okullarının kolejler karşısında sürekli zayıfladığı bir ortamda “eğitim”, devlet hastanelerinden randevu almanın imkansız hale geldiği, doktorların yurt dışına göç ettiği bir dönemde “sağlık” hizmetlerinde yeniden fırsat eşitliği tesis edilebilir mi?