Demirtaş'tan 'zorunlu' açıklama: Eşim bebeğini kaybetti, yayınların tamamı çarpıtma

 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sınıf öğretmeni eşi Başak Demirtaş hakkında son dönemde hastalık raporuyla okula gitmeyerek maaş almaya devam ettiği yönündeki iddialara karşılık, eşinin beklediği bebeğini kaybetmesinin ardından bir dizi operasyon geçirdiğini açıkladı.

‘Hırsızlık şebekesinin haksız saldırısı’

demirtas aile1

Demirtaş, eşi Başak Demirtaş’ın da rızasını aldığını belirterek iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı.

Eşinin bebeğini kaybetmesinin ardından bir dizi operasyon geçirdiğini ve oluşan komplikasyonlarla daha ağır sağlık sorunlarına maruz kaldığını duyuran Demirtaş, eşi hakkında çıkan haberlere yönelik şu tepkiyi gösterdi: “Elbette siyasetçiler, aileleri ve bütün yakınları kamuoyunun denetimine tabidir. Bu yönüyle verilmeyecek tek bir hesabımız yoktur. Ancak devleti alenen soyup üstünü el birliğiyle örtmüş bir hırsızlık şebekesinin bu haksız saldırısına maruz kalmış olmak, hazmedebileceğimiz bir durum değildir.”

Yeni Akit hedef göstermiş, MEB açıklama yapmıştı

Demirtaş’ın tepki gösterdiği iddiayı, Yeni Akit, iki gün önce birinci sayfasına taşımış, Başak Demirtaş’ı ‘gişe memuru’ ifadesiyle hedef göstermişti. Gazete, Demirtaş’ın dört aydır okula gitmediğine yönelik haber yapmıştı. İddia hükümet yanlısı diğer gazetelere de yansımıştı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ise yazılı bir açıklamayla, Başak Demirtaş’ın aldığı izinlerin kurallara uygun olduğunu kaydetmişti.

Zorunlu açıklama

Demirtaş’ın açıklamasının tam metni şöyle:

“Değerli eşim Başak Hanım’ın öğretmenlik yaptığı köy okuluna dört aydır gitmediği ve haksız yere devletten maaş aldığına dair yapılan yayınlarla ilgili açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur.

Eşim Başak Hanım, bir süre önce bebek beklerken maalesef ki doğum yapmadan bebeği karnındayken kaybetmiş ve bir dizi ameliyat geçirmek durumunda kalmıştır. Ameliyat sırasında ve sonrasında yaşanan bazı komplikasyonlar neticesinde de daha ağır sağlık sorunlarına maruz kalmıştır.

Bütün bu tedavi süreçleri yakın ailemiz dışında sadece doktorları tarafından bilinmiştir. Hastalığı ve tedavisi döneminde bile köydeki okuluna devam etmiş ve çocukların mağdur olmaması için gayret etmiştir. Bu yıl, biraz da benim ısrarımla yurt içinde ve yurt dışında yeniden bir dizi ameliyat ve tedavi sürecine girmiştir. Bütün bu süreçler doktor raporları ve hastane kayıtlarıyla sabittir.

Ancak dünyanın en büyük hırsızlık şebekelerinden biri, günlerdir adeta eşim devletin kasasını soyup soğana çevirmişçesine adice yayınlar ve saldırılar yapmaktadır.

Bazı AKP milletvekilleri ve sözcüleri de maalesef ki bu tevzirata dahil olmuşlardır.
Bakanlığın Ankara’dan görevlendirdiği iki müfettiş şu anda Diyarbakır’da idari soruşturma sürdürmektedir. Soruşturma neticesini bile beklemeden psikolojik savaş unsurlarını harekete geçiren bu kararmış zihniyeti kınıyorum.

Elbette siyasetçiler, aileleri ve bütün yakınları kamuoyunun denetimine tabidir. Bu yönüyle verilmeyecek tek bir hesabımız yoktur. Ancak devleti alenen soyup üstünü el birliğiyle örtmüş bir hırsızlık şebekesinin bu haksız saldırısına maruz kalmış olmak, hazmedebileceğimiz bir durum değildir.

Her ne kadar eşimin rızasını alarak bu açıklamayı yapmış olsam da, bu açıklamayı yapmış olmaktan dolayı başta sevgili eşim olmak üzere duyarlı kamuoyundan özür diliyorum.
Eşim hakkında yapılan yayınların tamamının çarpıtma ve karalama olduğunu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.”