Demirtaş'tan 'dokunulmazlık' hatırlatması: Yargı ile yasama arasında yetki çatışması var

 

HDP’nin tutuklu eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, 2012 yılında Siirt’te katıldığı eylemde ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etme’ suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında, dokunulmazlığının geçmişe yönelik var olduğunu hatırlatarak, “Yargı ile yasama erkleri arasında bir yetki çatışması var” dedi.

Fotoğraf: DHA (Arşiv)

Söz konusu davada Demirtaş’la birlikte HDP’li diğer vekiller Pervin Buldan ve Nursel Aydoğan’ın üç yıla kadar hapsi isteniyor.

İlk sözü alan avukat Mehmet Emin Aktar, üç müvekkilinin de milletvekili olduğunu, Anayasa’nın 83’üncü maddesine göre yasama dokunulmazlıkları olduğunu ve dokunulmazlıkların kaldırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, yargılamanın durdurulmasını istedi

Bunun üzerine mahkeme Demirtaş’a, avukatının talebi konusunda söz hakkı verdi.

‘Sistemimiz güçler ayrılığı ilkesine dayanmaktadır’

Dokunulmazlıklar kaldırılırken ‘hukuk ihlali‘ yapıldığını savunan Demirtaş şunları söyledi: “Milletvekili dokunulmazlıkları geçmişe doğru değil, geleceğe doğru ve dönem sonuna kadar kaldırılır. Cumhuriyet tarihi boyunca bütün dokunulmazlık işlemleri bu şekilde yapılmıştır. Mahkemenin beni yargılama yetkisi vardır. Benim de aynı zamanda devam eden dokunulmazlığım vardır. Yargı ve yasama erkleri arasında bir yetki çatışması vardır. Böylesi bir çatışma durumda yargı yetkisinin yasama yetkisinden üstün olduğuna dair herhangi bir düzenleme yoktur. Sistemimiz güçler ayrılığı ilkesine dayanmaktadır. Bu durumda yargı, yasama üyelerini işlemez ve görevini yapamaz hale getirmektedir. Bunun değerlendirilerek yargılamanın durdurulması ve bekletici sorun yapılarak Anayasa Mahkemesi’ne bildirilmesini talep ediyorum.”

Ara kararını açıklayan mahkeme, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili itiraz ve inceleme yetkisinin mahkemede olmadığını belirterek, talebin reddine karar verdi.

‘Bir dava, bir fezleke de benden olsun’ anlamında açılmış’

Demirtaş, suçlandığı gösteri ve yürüyüşü kendilerinin düzenlediğine dair somut delil bulunmadığını belirterek şöyle devam etti: “Sadece bu izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşünü bizim düzenlediğimiz şeklinde suçlama yapılmıştır. Fezleke ve iddianame tarihi 2015 ve 2016 yılıdır. Oysa 6352 sayılı yasa 2012 tarihlidir. İddia makamı, fezleke ve iddianameyi düzenlemeden önce bunun 6352 sayılı yasa kapsamında kaldığını değerlendirmeli ve soruşturmanın ertelenmesine karar verilmeliydi. Ama maalesef söz konusu HDP ve HDP milletvekilleri olduğunda ‘Bir dava, bir fezleke de benden olsun’ anlamında açılmış bir davadır. Bu aşamada hakkımızda kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesini kabul etmiyoruz. Hakkımızda derhal beraat kararı verilmesini talep ederiz.”

Ara kararlarını açıklayan mahkeme, sanık Pervin Buldan’ın ifadesinin alınması için İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’ne talimat yazılmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Demirtaş bir davaya daha çıktı: Savcılar tarafından bana karşı suç işlenmiştir

Demirtaş, Hrant için kaleme aldı: Mahcubuz ama diz de çökmedik

Demirtaş’a göre neden HDP’nin barajı aşması: AKP’liler saat saat tutuklanmamızı planladı

Tutuklu Demirtaş’tan referandum yorumu: AKP’yi geriletmek için büyük bir şans

‘Erdoğan’a hakaret’te bugün (2): Demirtaş hakkında dört yıla kadar hapis istemi

Demirtaş’a 142, Yüksekdağ’a 83 yıla kadar hapis istemi