DEM Partili Çubuk: Tuğçenur Özbay'ın açlık grevi kritik günlere geldi

DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde getirildiği öne sürülen ‘tutuklu/hükümlü kimlik kartı’ uygulamasını Adalet Bakanlığı’na sordu: “Yasal dayanağı nedir?”

Fotoğraf: bianet

X’ten açıklama yapan Çubuk, uygulamaya karşı çıkan üç tutuklunun açık ve kapalı görüş, telefon haklarını hiçbir şekilde kullanamadığını belirtti.

‘Tuğçenur Özbay’ın açlık grevi kritik günlere gelmiştir’

Çubuk, “Bu mahpuslardan Tuğçenur Özbay’ın bu dayatma ve gasplara karşı başlattığı açlık grevi kritik günlere gelmiştir” dedi ve kadın tutuklunun 11 kilo kaybettiğini belirtti.

Çubuk, X’ten şöyle yazdı:

“İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutsaklara dayatılan kimlik kartını almadıkları bahanesiyle ağır hak gaspları yaşanmaktadır.

Hiçbir yasal/meşru dayanağı olmayan, belge ya da evrak diyemeyeceğimiz ciddiyetsiz bir dökümana -Ceza Tevkif Evleri Güvenlik Stratejisi- dayandırılan bu gaspların bazıları şunlardır:

Bütün görüş hakları ellerinden alınmış, rutin sağlık kontrolleri engellenmiş, atölye ve sohbet yaptırılmış, kargoları dahi geri gönderilerek en temel ihtiyaçları olmadan hücrelerine kapatılmışlardır. Aylardır vasi ve görüşçüleriyle görüşememektedirler.

Geçtiğimiz cuma gününe kadar avukatlarıyla dahi görüştürülmediler. Tuğçenur Özbay’ın bu dayatma ve gasplara karşı başlattığı açlık grevi kritik günlere gelmiştir.”

Tuğçenur Özbay. Fotoğraf: Evrensel

Çubuk’un açıklaması şöyle:

“İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan mahpuslara, Aralık 2025’te ‘tutuklu/hükümlü kimlik kartı’ taşıma zorunluluğu getirildiği, bu uygulamayı kabul etmeyen mahpuslarınsa temel haklarından mahrum bırakıldığı avukatları, insan hakları dernekleri, cezaevlerinde yaptığımız mahpus görüşleri ve basın aracılığıyla kamuoyuna yansımıştır.

Söz konusu uygulamayı kabul etmeyen mahpuslar; Tuğçenur Özbay, Güzin Tolga ve Zuhal Sürücü, aylardır açık ve kapalı görüş, telefon haklarını hiçbir şekilde kullanamamıştır. Kartsız bulundukları alandan çıkarılmama, bu nedenle gelen kargoları almaya götürülmemekte ve ihtiyaçları olan eşyaları teslim alamamaktadırlar.

2025 Aralık ayından bu yana sadece mahkemelerine götürülmek üzere bulundukları alandan çıkarılmış ve çıkarılmaların çoğunda infaz koruma memurları ya da jandarmaların bulduğu bahanelerle mahkemeye götürülmemişlerdir.

Bu süre boyunca avukat görüşleri engellenmiş, 10 Nisan 2026’ya kadar hiçbir avukat görüşüne izin verilmemiştir. Vasileri halen görüşememektedir.

Yaptığımız ziyaretlerde açık ve kapalı görüşle telefonla iletişim haklarının engellendiğini; görüşçü, avukat ve vasi ziyaretlerinin kısıtlandığını ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin de fiilen engellendiğini tarafımıza aktarmışlardır.

Geçtiğimiz yılın aralık ayından itibaren sadece milletvekili ziyareti gerçekleştirirken, mahpuslardan Tuğçenur Özbay, bugün 77’inci gününde olduğu açlık grevine başlamış ve 11 kg kaybetmiştir. Ağzında yaralar çıkmıştır.

‘Tutuklu/hükümlü kimlik kartı’na dair ilgili yönetmelikte, kartı kullanmamanın karşılığı kınama cezası iken üzerinde ‘Ceza ve Tevkif Evleri Güvenlik Stratejisi’ yazan ve herhangi resmi vasfı bulunmayan bir döküman ile mahpusların bütün hakları askıya alınmıştır.

Bahsi geçen dökümanda sadece acil sağlık durumlarında bulundukları alandan çıkarılacağı yazmaktadır. Açıkça sağlığa ilişkin teşhis ve tedavileri engellenecek bir ibareyle birlikte bütün insan hakları askıya alınmaktadır.”

Adalet Bakanlığı’na 10 soru: Uygulamanın yasal dayanağı ne?

DEM Parti vekil ardından Adalet Bakanlığı’na 10 soru yöneltti:

  1. “İzmir Şakran Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda mahpuslara ‘tutuklu kimlik kartı’ taşıma zorunluluğu getirilmiş midir? Getirilmişse bu uygulamanın yasal dayanağı nedir?
  2. Söz konusu uygulama bakanlığınızın talimatı ile mi hayata geçirilmiştir? Türkiye genelinde başka cezaevlerinde de uygulanmakta mıdır?
  3. Kimlik kartını kabul etmeyen mahpusların açık/kapalı görüş, telefon, avukat, vasi, ziyaretçi görüşü ve sağlık hizmetlerine erişim haklarının engellendiği iddialarına dair soruşturma başlattınız mı?
  4. Bu uygulama kapsamında mahpusların temel haklarının sınırlandırılması hangi mevzuata dayandırılmaktadır?
  5. Anayasa ve yasalarla aykırı ‘Ceza ve Tevkif Evleri Güvenlik Stratejisi’ adlı dökümanı bakanlığınız mı yayınladı? Yayınladı ise hangi tarihte yayınladı?
  6. Konuya ilişkin bakanlığınıza ulaşan şikayet ve başvuru sayısı kaçtır? Bu başvurulara verilen yanıtlar nelerdir?
  7. Söz konusu uygulamanın kaldırılması veya yeniden düzenlenmesine yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?
  8. Mahpuslardan Tuğçenur Özbay yalnızca geçen hafta avukat görüşüne çıkabilmiştir. Geçtiğimiz aylarda avukat görüşüne neden çıkamamıştır. Bakanlığınızın bu konu hakkında bilgisi var mıdır?
  9. Mahpusların vasileriyle görüştürülmemesinin gerekçesi nedir?
  10. Hukuka aykırı uygulamaları öneren bu belge nedeniyle tarafınıza ulaşan şikayet, suç duyurusu ve soru önergeleri üzerine bu dokümanı geri çekmeyi planlıyor musunuz?”