ELMAS TOPCU
@topcuelmas
Alman hükümetinin yarın meclise sunacağı tasarıda ‘Ermeni soykırımı’ tanımını kullanılacağının açıklanmasından sonra Ankara’nın Berlin üzerindeki baskıyı artırdığı dikkat çekiyor.
Söz konusu tasarıda “24 Nisan 1915‘te dönemin Jön Türk rejiminin emriyle daha önce planlanmış şekilde İstanbul’da 1 milyondan fazla Ermeni’nin sürgün ve yok edilmesine başlanmıştır. Onların kaderi, 20’nci yüzyılın korkunç izlerini taşıdığı kitlesel kıyım, etnik temizlik, tehcir ve soykırımlar tarihine örnek teşkil etmektedir. Bununla birlikte Almanya’nın suç ve sorumluluğunu taşıdığı Holokost’un eşinin bulunmadığının da bilincindeyiz“ denmesi bekleniyor.
Davutoğlu’ndan hem telefon, hem mektup
Die Welt gazetesi dün Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir telefon görüşmesi yaparak, soykırım tanımının kullanılmaması yönünde talepte bulunduğunu kaydetti. Haberde, Davutoğlu’nun, soykırım tanımının uluslararası hukuk açısından 1948 yılında resmiyet kazandığına vurgu yaptığı ve 1915 için böylesi bir tanımın kullanılmasının mümkün olmayacağını söylediği belirtildi.
Der Spiegel de dün Almanya’daki Türkiye Büyükelçiliği üzerinden iki sayfalık bir mektupla Davutoğlu’nun yine Alman makamlarıyle temasa geçtiğini yazdı. Spiegel’in ulaştığı mektupta, Erdoğan’ın son günlerde yaptığı sert eleştiri ve çıkışların aksine daha temkinli bir dil kullanıldığı ve ‘AKP iktidara geldiğinden beri, Ermenilerin kitlesel olarak yok edilmesi, geçmişte olduğundan daha açık bir şekilde tartışılabilmektedir’ ifadesinin yer aldığı aktarıldı.
Davutoğlu’nun ayrıca, ‘Birinci Dünya Savaşı koşulları altında acı çekmiş farklı etnik ve dini grupların torunları olarak, Türkiye hayatını kaybeden Osmanlı Ermenilerini saygıyla anmaktadır ve onların torunlarına taziyelerini sunmaktadır. Osmanlı Ermenileri ve onların tarihi mirasını anmak Türkiye’nin insanı ve tarihi görevidir’ satırlarına yer verdiği de kaydedildi.
Söz konusu tasarıda ayrıca, Ermenilerin tehcir ve yok edilmesinin, 20’nci yüzyılın etnik çatışmalarıyla yüzleşme kapsamında Almanya’daki okullar ve üniversitelerin müfredatına dahil edilmesi ve yaşananların unutulmayıp gelecek kuşaklara aktarılması da tavsiye ediliyor.
Yoğun tartışma
Alman hükümetinin 1915-1923 arasında Osmanlı topraklarında Ermenilerin başına gelenleri ‘soykırım’ olarak niteleyip nitelemeyeceği Almanya’da yoğun biçimde tartışılıyor.
Geçen haftalarda medyaya sızan haberlerde, Hıristayan Birlik partileri (CDU-CSU) ve Sosyal Demokrat Parti’den (SPD kurulu federal hükümetin hazırladığı ve meclise yarın sabah gelecek tasarıda ‘soykırım’ demeyeceği bilgisi yer almıştı. Ancak Papa’nın açıklaması ve Avrupa Parlamentosu’nun kararıyla Almanya’da da hükümet üzerindeki baskı artmış ve tasarıda bir biçimde ‘soykırım’ tanımının kullanacağı açıklanmıştı.
Gözler bu akşamki törende
Şimdi gözler, bu akşam Berlin Katedrali’nde düzenlenecek ve Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un da katılacağı ekümenik dini törene çevrildi. ‘Ermenilere, Süryanilere ve Pontus Rumlarına Yönelik Soykırım Kurbanlarını Anma’ töreni çerçevesinde Gauck’un da bir konuşma yapacağı ve burada soykırım tanımını kullanacağı yönünde basında haberler yer almıştı.
Diplomatik çevreler Gauck’un ‘soykırım’ ifadesini kullanıp ertesi sabah federal hükümetin kullanmaması bir nevi diplomatik tutarsızlık olarak algılanacağı için son günlerde cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık arasındaki yoğun müzakerelerle bir çözüm bulunduğunu aktarıyor.