Davutoğlu, 'Askeri, siyasi sonuçlarının farkındayız' dedi: Harekat sürecek

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suruç katliamının ardından hem IŞİD, hem de PKK ve DHPK-C’ye yönelik operasyonların kamu düzenini sağlamak için yapıldığını savunarak, Suriye’de üçüncü dalga, Kuzey Irak’ta ise ikinci dalga harekat için talimat verdiklerini duyurdu.

Hedef ‘kamu düzeni’ni sağlamakmış

davutoglu

PKK hedeflerine dönük harekat ve operasyonlar da dahil olmak üzere, tüm kararların son dönemdeki bakanlıkların, askeri ve emniyet yetkililerin görüşmeleri doğrultusunda alındığını söyleyen Davutoğlu, “Bu üç örgüt, Türkiye’yi neredeyse kıskaca almak amacıyla harekete geçmiştir. Birinci hedefimiz, demokratik düzeni korumaktır, temel hak ve özgürlükleri koruma altına almaktır. Suruç katliamı Türkiye’ye ve demokrasiye yönelik bir katliamdı. Faili DEAŞ’tı ancak bu saldırıyı bahane ederek, kaos çıkarmaya çalışan PKK’ya karşı demokrasi ve özgürlük alanları korunacaktır” dedi.

‘Askeri, siyasi sonuçlarını bilerek harekat yaptık’

Operasyonların temel güvenlik alanlarını korumaya yönelik yapıldığını öne süren Davutoğlu, “Biz bu kararları alırken, askeri, güvenlik ve siyasi sonuçlarını bilerek karar verdik. Toplamda 590 terör örgütü üyesi ve potansiyel tehdit eden unsur gözaltına alınmıştır. Bu operasyon kararı askeri yetkililer, emniyet yetkilileri, bakanlıklarla aldığımız kararlar doğrultusunda hayata geçirilmiştir” diye konuştu.

7 Haziran seçimlerinden sonra 281 terör eylemi gerçekleştirildiğini söyleyen Davutoğlu, “Türkiye’de demokratik seçimler neticesinde kamu düzenini hedef almışlardır. 7 Hazirandan bu yana teamüllerin gereği olarak istifamızı vermiş olsak da ülkemizin geleceği tehdit altına girdiğinde geleceğimizi düşünmeyiz, gerekli önlemleri alırız. Çatışmasızlıktan bahsedenler çatışmasızlık döneminin bitirildiğini düşünen siyasi çevreler, uyurken şehit edilenlerin faillerine bunu sorsunlar. Kimsenin aklıyla dalga geçmesinler” dedi.

‘Doğru zamanı bekledik’

Konuşmasında ısrarla ‘kamu düzeni‘ vurgusunu yapan Davutoğlu, PKK’ya yönelik operasyonların gerekçesini ise şöyle açıkladı: “Seçim neticelerini kalaşnikoflarla kutlayanlara sessiz mi kalacağız? Biz bunların hepsi kaydettik. Doğru zaman gerekiyordu. Doğru zamanda müdahale ettik. Kimse cumhuriyetimizi tehdit edemez. Kamu düzenini bir kez tehdit ettiklerinde onların maşalarına değil, doğrudan bu tehdidi oluşturanlara gerekli cevabı veririz.”

Davutoğlu, DHKP-C ile PKK’nın yakınlaştığını öne sürerek, “DHKP-‘nin de Kandil’de ne yaptığını biliyoruz. İstihbari olarak söylüyorum. Kandil ve DHKP-C yakınlaşmasının da farkındayız. Üçüncü dalga bu kapsamdaki bütün hedeflere yöneliktir” dedi.

‘CHP dışında yanıt alamadık’

Davutoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na bundan önce teröre karşı ortak metin teklifine olumlu yaklaştığı için bir kez daha teşekkür ederek, HDP’yi de eleştirdi. Davutoğlu, “Türkiye’nin kuralsızlık ülkesine dönüştürülmesine izin verilmeyecektir. Dün sabaha karşı Erzurum Tekman’da hemşire ebe ve şoför kaçırıldı. Saatlerce alıkonuluyor. Hamile vatandaşımız hayati tehlike geçiriyor. Suruç olaylarından bu yana tüm partilere karşı çağrıda bulunuyorum. CHP dışında olumlu yanıt alabildik mi? HDP bir taraftan kamu düzenini bozan taraflarla el ele çıktı, bir taraftan kamu düzenini büyük şehirlerde bozacak gruplarla bir arada oldu” dedi.

Davutoğlu, aynı çağrıyı bir kez daha yaptığını açıkladı.

‘Muhatap değişmiştir ama sürece devam’

Çözüm sürecinin Kandil başta olmak üzere PKK hedeflerine yönelik hava saldırısıyla bitip bitmediği sorusunu da yanıtlayan Davutoğlu, muhatapların değişmiş olabileceğini ancak sürecin bitmediğini açıkladı.

Davutoğlu, şunları söyledi: “Çözüm süreci bizim için tarihi ve stratejik bir süreçtir.2013 mayısında Türkiye’deki silahlı unsurların ülkeyi terketmesi konusunda aşamaya gelinmişti. Bütün toplum kesimlerinin geniş kapsamlı bir projesiydi. Biz gerekli adımları attık. Ancak 2013 mayısında ülkemizi terketmesi gereken silahlı unsurlar bırakın ülkeyi terketmeyi gittikçe silahlanmayı artırarak çözüm sürecini sabote etmeye yönük çalışmıştır. Suriye’deki gelişmelerden de cesaret alarak Türkiye’yi tehdit ettiler. Sürece desteğimizden ve çalışmalarımızdan hiçbir taviz vermeyeceğiz. HDP barıştan bahsediyor, onların barış söylemleri son derece samimiyetsizce söylemlerdir.”

İstanbul Valiliği’nin yasakladığı Barış Yürüyüşü ile ilgili de konuşan Davutoğlu, kimsenin kendi kendine böyle bir ortamda çağrı yapamayacağını, valiliğin belirlediği alanlarda yürüyüş yapılmak isteniyorsa yapılabileceğini söyledi.