Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
1 ay önce 12 Aralık’ta yine bu köşede “Kayıtlara geçsin: Bu ülkede vergi can aldı” diye bir yazı yazmıştım.
..
O gün o yazıyı yazarken sahte içkiden de yine 22 can kaybı vardı. Sebep yine benzerdi. 925 liraya satılan 70’lik bir şişe içkinin 542 lirası yani yüzde 59’u vergiydi çünkü. Merdiven altında üretileni almak fiyatın yarı yarıya inmesi demekti ve insanlar sahte olması riskini bile göze alabiliyordu. Aradan geçen 1 ayda şişe fiyatı 965 liraya, vergi de 591 liraya yani bir şişenin yüzde 61’ine çıktı!
Son 4 günde yine art arda sahte içki kaynaklı can kayıplarının şokundayız. Adeta bir toplu katliam söz konusu. Bu yazı yazılırken hayatını kaybedenlerin sayısı 38’e yükselmişti.
İstanbul Tabip Odası “Fahiş vergi merdiven altı üretimi teşvik ediyor” açıklaması yaptı. Kamu otoritesi göreve çağrıldı. Ölenlerin ‘üvey evlat muamelesi’ görmemesi istendi. Sorun tam da burada aslında.
Sadece İstanbul Valiliği’nden yapılan yazılı bir açıklama ile gün içinde ‘ölü sayısı’nı güncelleyen bilgilendirme notları geçiliyor basın mensuplarına. Ölüm sebebi ‘alkol’ olunca, ölenlerin arkasından ağlamak bile ‘günah’ sayılıyor bir kesim tarafından. Halbuki olay aslında ‘kasten’ adam öldürme ve ahlaki deformasyon.