Belki sorun, krizlerin çokluğu değil.
Belki asıl sorun, hepsine aynı anda alışmış olmamız.
Yoksulluk rakama, tutukluluk rutine, göç sayıya, karanlık ise “uzak bir ülke” haberine dönüşüyor.
Olan biten her şey haber oluyor ama çok azı içimize işliyor.
Bir ülkede aynı anda kaç kriz normaldir?
Bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Bu kadar krizi aynı anda yaşayıp da alışıyorsak, asıl kriz tam da
burada başlıyor.